Vicdan lamekan bir şair gibidir

Bilgin Erdoğan

30-10-2018 10:23


Sokaklarını tanımadığın, konuştukları dilde ağlamadığın, musikisine aşina olmadığın bir şehrin göbeğinde yürürken semadan inen yağmurun o inşirah veren tanıdık sesidir içimizi ısıtan kimileyin

Her yerde aynı melodiyi mırıldanır sanki yağmurun huzur veren o sesi

 Göz yaşının da rengi her yerde aynıdır çünkü

Tıpkı her yerde aynı ürpertiyi veren soğuk rüzgar misali içimizi üşütür uzakta da olsa yüreğine acı değenlerin ahvali

Dünya’nın her yerinde gariplerin hali aynı burukluğu vermelidir insan yüreğine zira

Vicdanın ne ırkı ne de ülkesi olur çünkü

 Vicdan vatansız şairler gibidir

Vicdan  lamekan bir şair gibidir

Sihirbazın şapkasında tavşanı kaybetmesi gibi vicdanını şehvetin ve hazzın kuyusunda kaybetmiş bohem bir dünya’da kolay değildir vicdana çağırmak.

Vicdan bir yere gitmemiştir.  Görmek istemedikleri yerdedir sadece.

Herkes kendisine vicdanlıdır o dem

Sadece düştüğü yeri yakan ateştir bu tipler için vicdan

Oysa ki bencilliğin zehirlediği vicdan kadar tehlikeli bir şey yoktur

Vicdani meleke, kişinin sadece kendi evladına, ailesine, ırkına, vatanına, toprağına, cemaatine, tarikatına, mezhebine ve hatta dinine olduğu zaman, o zehirli vicdan toplumları, ülkeleri, dinleri ve hatta dünyayı  parçalar ve zehirler

Etnik ırkçılık değil sadece din ırkçılığı dahi zehirler toplumları

Din asabiyeti aslında etnik ırkçılıktan daha tehlikelidir. Zira kutsala fatura edilen bir zulüm vardır ortada

Dini argümanlarla insanları manüpüle etmek daha kolaydır

Bir Yahudi sinagogunda katliam yapmak İsrail’in Mescid-i Aksa’da Filistinlilere yaptığıyla aynıdır nitelik olarak

Bundan 15 yıl evvel yaşadığım bir şehrin Yahudi mabedinde iki gun evvel katliam olmuş. Bunu irtikap eden ise anti semitik bir Amerikalı. Bu katliamda 11 kişi ölmüş. Saldırıyı düzenleyen kişi vücudundan yaralanmış ve Sinangogtaki hemşireler ve doktorlar tarafından ilk müdahale yapılarak canı kurtarılmış.

 Din insanda vicdan inşa ediyorsa her mabedin müdavimlerinin hangi dinden olursa olsun sesini yükseleterek böylesi zulme hayır diyebilmesi icap eder.

Geçenlerde hapishanedeki Yahudi cemaati beni “ Roş Aşana” dedikleri bayramlarında konuşmacı olarak davet etmişlerdi.

Onlara adaletin mülkün temeli olduğuından ve hangi ırka karşı olursa olsun bizim hakkaniyetten vazgeçmemiz gerektiğinden, önce insan olmamız sonra dindar olmamız gerektiğinden Tu’me bin Ubeyrik misalini vererek bahsettim.

Tu’me bin Ubeyrik isimli bir müslüman, Katade bin Numan adlı bir başka müslümanın gümüş kalkanını çalar ve bir Yahudiye iftira atınca vahiy devreye girer ve Yahudi’nin masum olduğu anlaşılır. Burdaki mesaj gayet nettir:  Kitabullah bize dini kimliğine bakılmaksızın her zaman haklıdan yana olmamız gerektiği vurguluyor.

Bu uzunca konuşma salonda olanlar Yahudileri oldukça etkiledi ve hemen hepsi bu mevzuyla ilgili sorular sordular ve konuşmanın yüreklerine dokunduğunu beyan ettiler.

Kanımca bugün dünyada en büyük sorun din milliyetçiliğidir. Din milliyetciligi, etnik milliyetçilikten daha beter bir sorundur.

Siyonizm karşı cenahtan din milliyetçiliğinin küresel tehdit haline gelmiş versiyonu iken müslümanlar için en ciddi tehlike düşmanın ahlakıyla ahlaklanma zilletidir.

Oysaki vicdan lamekan bir şair gibidir.

Evrensel bir dili vardır onun. Akif'in mısraları düştü yine gönlüme : " Nerde bir garip görsem yanar ta derinden ciğerim/ Onu dindirmek için tekme yerim çifte yerim.

Akidemize göre şeytan'ın lanetlenmesine sebep en tehlikeli hastalıktır ırkçlilik. Etnik ırkçılık ve dahi cemaat, parti, mezhep, meşrep ve hatta din ırkçılığı buna dahildir.

Oysa ki tevhid bize evrensel olmayı öğütler. Yaradan için esas olan teklik ise yaradılan için esas olan çokluk yani renkliliktir.

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar

  Anket

Üçüncü İntifada Başlar Mı?

EVET
HAYIR
KARARSIZIM