İslamiyet Din Adamlarından Öğrenilmemeli

Sevtap Mendi

23-02-2018 12:20


Öncelikle şu ayrımı belirtmek isterim. İslamiyet’te din adamlığı sınıfı diye bir sınıf yoktur. Kendisini Müslüman tanımlayan herkes bu dinin adamıdır. Kur’an’da ilim sahibi alimlerin ilimlerinden faydalanılması gerektiğinden bahsedilmekte, fakat din adamlarını rabler edinmeye karşı ciddi uyarılarda bulunulmaktadır.

 

Hahamlarını, rahiplerini, bir de Meryem oğlu Mesihi, Allah’la beraber rableri olarak gördüler…Tövbe:31

 

Din adamlarını rabler edinmek onlara tapınmak anlamına gelmez. Din adamlarını rabler edinmek; tıpkı Yahudilerin ve Hıristiyanların yaptıkları gibi din alanını kurumsallaşmış bir yapıya dönüştürüp o yapıdaki din görevlilerinin söylediği her şeyi hatasız görüp, kutsallık atfetmektir.

 

Kur’an’da bahsedilen ilim sahipleri, vahyin projeksiyonuyla hayatı ve olayları hikmetle doğru bir okumaya tabi tutabilenlerdir. Ahireti dünyadan, bilimi dinden, vahyi akıldan, insanı ahlaktan, anlamdan ve Allah’tan koparmayan bir yaklaşım ilim sahibi olabilmenin ön şartıdır.

 

İslamiyet gibi yüce bir din, ilim sahibi olamayan din adamlarının eliyle hurafelere, vahamete ve hatta komediye aracı edilebilmektedir.

 

Asansörde halvetten, yatak yorganın tahrikinden tutun da mübarek elleri öpenlerin cenneti kazanmalarına, yanmaz kefen pazarlayanlarına kadar bir sürü saçmalıklar üreten zihinlerin İslamiyet’le ne kadar alakaları olabilir? Din adamı sıfatındaki böyle tiplerin gündem oluşturduğu bir ortamda dindarlık alanındaki cehaletimizi sorgulamamızın vakti gelip geçmektedir. İnancımız başkalarının akıllarına ve çıkarlarına teslim edilemeyecek kadar hassas bir mevzudur.

 

‘’Mabette Yangın Var’’ eserinin yazarı Bilgin Erdoğan’ın da çok güzel ifade ettiği gibi din adamlarıyla dolu bir ülkede ahlaksızlığın zirve yaptığına şahit oluyorsak, nasıl bir din anlayışının insanlara sunulduğunu durup bir düşünmemiz gerekmektedir. Mabetlerdeki yangınların caddelere, evlere, yaşam alanlarımıza sıçradığı bu günlerde özellikle din adına konuşan din adamlarının söylediği her şeyin mümeyyiz bir akıl ve Kur’an süzgecinden geçirilmesi toplumsal gidişatımız için çok büyük bir önem arz etmektedir.

 

Bu toplumun akleden insanlarının batılılar gibi dine mesafeli durmalarına, insani değerleri yok sayan nihilizme, deizme, ateizme ve uzak doğu dinlerine savrulmalarına gerek yoktur, çünkü İslamiyet Hıristiyanlık ve başka dinlerdeki gibi din adamlarına yetki veren, mucizelere ve hissi dindarlığa dayanan bir din değil; insanın aklını ve vicdanını kullanmaya çağıran Allah’ın tek dinidir. Yeter ki samimiyet ve ciddiyetle dinimizi öğrenebilmek için biraz çaba sarf edelim.

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar

  Anket

Üçüncü İntifada Başlar Mı?

EVET
HAYIR
KARARSIZIM