Hayri Çalışmalarda Hayırsız Tipler

Yasin Aydoğan

12-01-2018 10:51


İnsan gönül ehli olmalı, gönlünden gelerek iş yapmalı, hasbi, içten gelerek, kalbin derininden-derunundan fışkıran bir aşka-iştiyaka dayanmalı çabaları. Sorumluluk sahibi olmalı, asla aksatmamalı vazifesini, kendi asli görevi bilmeli yapacağı işi, bir başkasının buyurmasına, tavsiyesine meydan vermemeli. Emanet-emanetçi olduğunu unutmamalı.

 

İçerden aydınlanan, dışına ışık saçarmış.

 

İç kararınca, aydınlatmak, ışıtmak imkansız.

 

İkna olarak ikan-iman ettiğimiz üst yasalar manzumesi, bize bunu öğretiyor.

 

İşte bu, ihlasla-ihlaslı pazarlıksız, sadece Rıza-i İlahiye müstenid bir kimlik-tavır duruştur.

 

Vakıf-dernek, hayri çalışmalarda yer tutmak, önce vakıf nedir, hayri çalışma neyi iktiza eder? öğrenmeyi bilmeyi, içselleştirmeyi gerekli kılar.

 

Bir kere, hayri çalışmalar, şirket çalışmaları değildir, menfaat, servet, hırs, ihtiras, hased, gıybet, entrika, kirli ayak oyunları, adam kaydırma-kayırma türü, şeytani işlerin tezahür ettiği-edeceği yerler değildir.

 

Hayri ya da şirket çalışmaları, aslında aynı ahlaki esaslar üzerine bina edilmelidir, ahlak, en belirleyici unsur olarak, islama göre teşekkül etmiş bir toplumda, hiçbir zaman tezata yol vermez. Yani, eğer hayatın tüm alanlarını belirleyen temel esaslar, vahy’den neş’et etmişse şirket olmuş, vakıf olmuş hiç fark etmez. İnsan, orada Allah’a karşı sorumlu olduğunu bilir ve dinin ilke ve prensipleri muvacehesinde bir eylem ortaya koyar.

 

Hayri ya da şirket çalışmaları derken, ayrım yaparken kasdımız, laik-seküler anlayışın egemen olduğu realite üzerinden, en azından kendini hayra-hizmete aday sayan-görenlerin bir daha düşünmesini sağlamak içindir.

 

Fiilen hayr çalışması içinde ancak, zihnen-fikren menfaatini önceleyen bir tip var bünyede.

 

Hayri çalışmanın manevi, metafizik, ruhi, tüm nimetlerinden istifade ediyor, besleniyor, çalışmanın kardeşlik hukukuna dayanan engin merhamet havasını soluyor, katı hiyerarşik uygulamanın olmadığı, alabildiğine rahatlık ortamını sonuna kadar yaşıyor, bu durumdan çok memnun-mutlu, fakat kendi mükteseb hakkı saydığı bazı durumlarda kaplan kesiliyor-kesilebiliyor.

 

Misal mezkur tip, adil değil, sabah 30 dk. geç geliyor, hiçbir sorguya tabi değil, ama akşam faaliyetlerin-işlerin yoğunluğundan biraz geç gidince sorun oluyor, mesai talep edebiliyor, hak hukuk edebiyatı yapıyor. Çalışmanın hukukuna riayette sorumsuz, kendi haklarına gelince sorumlu davranılmasını istiyor. Üst üste konulsa, raporu tutulsa açığı çok, ihmali çok, ğayri ahlaki uygulamaları çok, ama hak iddia ederken kaplan kesiliyor.

 

Vakıf insanı ile şirket mantığına sahip olanı ayırmalı, şirket mantalitesine sahip olana yer vermemeli, bünyeye almamalı, yapıyı, insicamı, uyumu zedelemesine fırsat vermemeli, hayri çalışmadan müsbet fayda temin edemediyse, bir değişim gerçekleşmediyse hemen yol vermeli. Arızalı tipler bunlar. Arıza sahipleri hemcinsleriyle birlikte yaşamalı.

 

Gönlü Allah’a bağlı olanların çalışmasında, doğal bir hiyerarşi vardır zaten.

 

Allah’a karşı mes’uliyetini müdrik olgun insanların oluşturduğu yapı, insicam-uyum olan yapıdır.

 

Orada çalışanların tek derdi ilahi rızadır, sadece mesai bedeli-maişet için vardırlar-olmalıdırlar.

 

Fazladan yaptıklarının-yapabildiklerinin, yapmak zorunda olduklarının ödülünü-ecrini yalnız Allah’tan beklemelidirler. Kendilerinden üreterek katma değer olmalıdırlar.

 

Orada kardeşlik, saygı, sevgi, içtenlik, hasbilik, samimiyet, şefkat, merhamet, sadakat gibi üst değerler egemendir.

 

Menfaatçi-şirketçi, paragöz İhtiras sahipleri gölge etmesinler, yapıyı bozmasınlar.

 

Gönül-vakıf ehli insanlarda dua etsin, cehd etsin, kemale doğru yol alsınlar, sadece Alemlerin Rabbinin rızasını arasın, koştursun, coşsun-coştursunlar ve hayri çalışmanın, aslında ahiret zenginliği elde etmek için Rabbani bir yol-lütuf olduğunu, Allah’ın ahiret  zenginliğine dair bir kapı araladığını, bu fırsatı yerli yerinde-yerince değerlendirmek gerektiğini unutmasınlar.

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar

  Anket

Üçüncü İntifada Başlar Mı?

EVET
HAYIR
KARARSIZIM