Davranışlarımızın En büyük Tanığı

Yağmur Yaz

01-02-2018 12:10


“Doğrusu, mallarınızın ve çocuklarınızın sizin için bir sınav olduğunu, büyük ödülün Allah'ın katında bulunduğunu biliniz!” 

(Enfâl/28) 

 

İman ettik diyerek sınanmadan salıverileceğimizi hiç düşünmedik. Zaten düşünmüş olsaydık iman etmiş olmazdık. Fakat bazen insan olmanın acizliğinden ve hiçbir insanın asla mükemmel olamayacağından dolayı bizler de yanlış yollara saptık. Kimi zaman gaflete kapıldık. Kimi zaman hata yaptık, sabırsız davrandık hatta belki de isyan ettik; haddi aştık. Fakat en sonunda sonsuz merhamet sahibi olan Rabbimize yönelip O’ndan af diledik. Hayatımızda her an sınanabilecek olduğumuzu aklımızdan çıkarmamaya gayret ettik. Bildik ki eğer direnip sabredersek Allah’ı razı edebiliriz. Ve yine bildik ki Allah bizden razı olduğu sürece isterse tüm dünya bize sırt çevirsin yine de en üstün biziz. 

 

“Kesinlikle sizi korkuyla, açlıkla, mal, can ve verim kaybıyla sınarız. Ama sabredenleri müjdele!” 

(Bakara/155)

 

Canımızla, malımızla, yakınlarımızla her an sınanabilecek olduğumuzu bilmek bizde bir bilinç açıklığına yol açmalı. Eğer bu durum bizi hayatımızda bir değişiklik yapmaya itmiyorsa işin önemini kavrayamadık demektir. Müslüman her zaman aklını kullanmak zorundadır. Zira gönlünü Kur'an’a açabilmesi için bu şarttır. Aynı zamanda tasavvurunu Kur'an’ın inşa etmesine izin vermelidir. Çünkü insan, yamuk bir tasavvur ile doğru bakamaz. Bundan dolayı değişmeyi göze almalıdır. 

 

“Ya yoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri ve (yolunda) direnenleri seçip ayırmadan cennete girebileceğinizi mi sanıyorsunuz?” 

(Âli İmrân/142) 

 

Burada asıl önemli nokta Allah’ın her an her davranışımıza şahit olduğunu bilerek yaşamaktır. Sadece birileri istiyor diye davranışlarımızda değişikliğe gitmek zorunda olmadığımızı düşünebiliriz. Fakat Allah’ın davranışlarımıza şahitliği gerçeği, bizi baştan aşağı değiştirmeye yetecek kadar önemlidir. Çünkü bizim tek yardımcımız ve tek dayanağımız O’dur. İnsan, Rabbi için değişme cesaretini göstermeyecekse ya başka kimin için değişecek? 

 

“Ve yalnızca Allah'a dayan: zira dayanak olarak Allah yeter.” 

(Ahzâb/3)

 

Allah’ı ayetlerinden tanıyan ve O’nu gerektiği gibi anlayan birisi için elbette Allah sevginin menbaıdır. Dolayısıyla Allah’tan korkacaksak eğer, bizi taş edeceği, ateşte yakacağı ya da başımıza kötülükler getireceği için değil; bu korku, O’nun sevgisini kaybedebileceğimiz için olmalıdır. Aksi türlüsü şartlı imandır. Sevginin hakim olmadığı bir inançta Allah ile pazarlık başlar ve insan kendisini küfrün eşiğinde buluverir. Yani, Allah’ın her davranışımıza şahitliğini göz önünde bulundurarak yaşamalı ve gerekirse O’nun sevgisini kaybetmemek adına kendimizde birtakım değişikliklere gitmeliyiz. Çünkü değişmek ve değişirken gelişmek çoğu zaman kaçınılmazdır ve hatta şarttır. Rabbimizi hoşnut etmek ve kulluk görevimizi hakkıyla yerine getirebilmek üzere her zaman çok daha iyisini yapabilmek için hayırda yarışmalıyız. 

 

“Herkesin yöneldiği bir yönü/gayesi vardır. Siz hayır işlerinde yarışınız. Nerede olursanız olunuz, sonunda Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz ki Allah'ın gücü her şeye yeter.” 

(Bakara/148)

 

Ölçümüz Kur'an olmalıdır. Allah’ın ayetleri ile çelişen bir davranışımız söz konusu olduğunda ayetleri davranışlarımıza değil; davranışlarımızı ayetlere uydurmalıyız. Davranışlarımızı Allah’ın ayetlerine uygun olacak şekilde değiştirmeli ve düzeltmeliyiz. 

 

“İyilikle kötülük bir olmaz. Sen, en iyi olanla karşılık ver! Bir de bakarsın ki seninle arasında düşmanlık bulunan kişi sanki candan bir dostmuş gibi olur.” 

(Fussilet/34)

 

Aklımızdan çıkarmamalıyız ki bizler her an bizi bizden daha iyi bilen Rabbimizin huzurundayız. Ve her türlü davranışımızın en büyük tanığı O’dur. 

 

“Şüphe yok ki Allah göklerin ve yerin gaybi gerçeklerini bilendir; nitekim O, göğüslerde saklı en mahrem sırları da bilendir.” 

(Fâtır/38)

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar

  Anket

Üçüncü İntifada Başlar Mı?

EVET
HAYIR
KARARSIZIM