Affetmek

Yağmur Yaz

11-01-2018 09:26


Aklımızı, yüreğimizi ve tasavvurumuzu yeniden inşa edebilmek becerisi bizi insan kılar. İnsan, iradeli bir varlıktır. Dolayısıyla verdiği kararlardan ve davranışlarından sorumludur. Fakat her zaman doğru kararlar veremez yahut doğru davranışlarda bulunamaz. Çünkü mükemmel insan yoktur ve mükemmellik yalnızca Allah’a mahsustur. Mükemmel olma çabası içerisine girmek de insana daha çok hata yaptıracaktır. Çünkü insan, eksikliğini, acizliğini ve kendi kendisine yetemeyeceğini farkında olmalıdır. 

“Gerçek şu ki, insan azar; kendi kendine yettiğini sandığında!” (Alak/6,7)

Amaç, hata yapmamak değildir. Zira insan çoğu zaman hata yapa yapa doğruyu bulmaktadır ve mükemmel olmadığı için de hata yapması olağandır. Asıl önemli olan, hatayı fark etmek ve hatada ısrarcı olmayarak doğruya yönelmektir. Rabbimiz kullarına karşı oldukça merhametlidir. Ve birçok ayetinde bağışlayıcılığından ve eşsiz merhametinden bahsetmektedir. 

De ki: “Allah şöyle buyurdu: Ey kendi nefisleri aleyhinde haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyiniz! Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok affedicidir; merhamet sahibidir.” (Zumer/53) 

Rabbimiz bizlere karşı bu kadar şefkatliyken biz niçin birbirimize karşı acımasız ve tahammülsüzüz? Zira ayetleriyle bize yol gösteren, öğütler veren ve razı olduğu insan profilini bize örnekleyerek açıklayan Rabbimiz, insan ilişkilerinde nasıl bir yol izlememiz gerektiğini de bize çoğu kez açıklamıştır. 

“Söyle kullarıma: birbirlerine karşı sözü en güzel bir biçimde söylesinler; çünkü Şeytan aralarını açmak ister. Gerçek şu ki, Şeytan insanın apaçık düşmanıdır.” (İsrâ/53)

Çoğu zaman hataya düştüğümüzde pişmanlık duyarak Rabbimizden af diliyoruz. Acizliğimizi farkına varıyoruz ve bağışlanma diliyoruz. Fakat bir başkasının bize yapmış olduğu en ufak hatada katı ve toleranssız birine dönüşüyoruz. Karşımızdakinin de bizim gibi bir insan olduğunu, hata yapabileceğini ve yaptığı hatadan dolayı pişmanlık duyabileceğini unutuyoruz. Rabbimizden kendimiz için merhamet isterken biz, bir başkasına merhamet göstermiyoruz. Halbuki bizler de Rabbimizin merhametini örnek alarak birbirimize karşı şefkatli ve affedici olmak zorundayız. İlişkilerimizde ve her türlü işimizde adil, merhametli ve daha tahammülkar olmak bizi daha iyi yapacaktır. Zira karşımızdakinin her kusurunu dillendirmek ve en ufak bir yanlışıyla onu yargılamak doğru değildir. Affetmemizin önündeki engelleri tek tek gözden geçirmek ve bu engellerin bizden mi yoksa karşı taraftan mı kaynaklandığına adaletli bir şekilde karar vermek en yerinde tercih olacaktır. Çünkü bizi affetmekten ve merhametten alıkoyan kibir yahut yersiz gurursa bu durum yine en çok bize verecek ama aynı zamanda bizim de çevremize zarar vermemize neden olacaktır. Şeytan, daima hakkımızda kötü olanı ister. Bunu farkında olarak yaşamalı ve bir davranış sergilerken o davranışımızın Allah’ın ayetlerine mi yoksa şeytanın isteklerine mi daha uygun olduğunu düşünmeliyiz. Biz daha birbirimizi affedemiyorken, peygamberimizin bu güzel sünnetini hayatımıza geçiremiyorken ve birbirimize karşı merhametli olamıyorken Rabbimizden bizi bağışlamasını nasıl isteyebiliriz ki?

*** 

Bu konu doğrultusunda Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri Resulullahın sünnetini ihyaya yönelik bir çalışma gerçekleştiriyorlar. Affetmenin önemine vurgu yaparak 11 Ocak tarihini Dünya Affetme Günü adı altında benimseyip bunun nedenini de şöyle açıklıyorlar: 

“Resulullah’ı anlayamama ve anlatamama sorunu yaşadığımız bir dönemdeyiz. Ayrıca Resulullahın sünneti; sakala, kabağa indirgenecek kadar süfli değildir. Peygamberimiz her zaman kendisine indirilene uymuştur be bize her yönüyle örnek olmuştur. Peygamberimizi ne kadar iyi anlarsak İslamı da o kadar iyi anlayacağız. Bundan dolayı 11 Ocak Dünya Affetme Günü’nü benimsiyor ve bu doğrultudaki görüşlerimizi herkese ulaştırmayı düşünüyoruz. Allah’ın rızasını kazanmak için O’nun gösterdiği yoldan gitmemiz gerektiğini biliyoruz ve bu yüzden karşılıklı ilişkilerimizde de O’nun ayetlerine göre davranış sergilemeye çalışıyoruz. Resulullahın sünnetini ihya etmeyi vazife bildik ve bu uğurda çalıştık, çalışıyoruz ve çalışacağız...”

 

Yine konu ile alakalı Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri Doç Dr. Şaban Öz ile röportaj yaptı. 

 

Röportaja gitmek için linke tıklayın...

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar

  Anket

Üçüncü İntifada Başlar Mı?

EVET
HAYIR
KARARSIZIM