Madem bu gece yeni yıla giriyoruz o halde; 

Yeni Yıl Mesajım

Geçen 365 güne ne bıraktık ta yeni yıla başlarken iyi temennilerde bulunabiliyoruz şaşıyorum.
Herkesin diline pelesenk olmuş cümlelerle başlayacak yine temennilerimiz.

Barış, huzur, kardeşlik…

Bütün siyasi gelişmeleri, savaşları, katliamları unutabilecek miyiz acaba bu temennilerle?
Elbette hayır.
Geçmişi boş verip hayatı akışına bırakabilecek miyiz?
Elbette hayır.
Barış, huzur, kardeşlik vs… Hepsi boş laf.
Temennileri amellerle süslemedikçe, kusura bakmayın da gerçekten hepsi boş laf.

Peygamberi karşılayacakmış gibi hazırlanıyor şimdi bütün caddeler sokaklar…
Ama gerçekte olan tek gecelik küçük bir Noel rüyası. 
Gerçekte rüyalar beş bilemedin altı saniye sürüyormuş, oysa biz bir rüya da destanlar yazdığımızı sanıyoruz. 

Rüya, yani bilinçaltı düşüncelerin zihinde oluşturduğu hayal. Yani gerçek olmayan. Gerçek kalmayan.  
Ama bu rüyanın etkisi nedense bizi bizden alıyor. Haramı bize tatlı gösteriyor, çekici kılıyor. Bazen içinden çıkamayacağımız bataklıklara sürükleyebiliyor bizi.      

En acısı da ne biliyor musunuz? 

Bu şamatanın çoğunun kendini İslam’a nispet eden ülkelerde gerçekleşiyor olması. 
Müslüman olduğumuzu iddia ediyoruz. Ama aslında Hristiyandan çok Hristiyan gibi yaşıyoruz. 
Müslüman olduğumuzu iddia ediyoruz. Ama aslında Yahudi’den çok Yahudi gibi yaşıyoruz.

Ne demeli bilmiyorum da ülkem için tek silahım olan duaya sarılıyorum. Çünkü onun dışında elimden bir şey gelmiyor. 

Allah’ım sen bizi affet.

Şimdi yine bütün şehirlerin en gözde meydanları caddeleri sokakları dolup taşacak. 
Elhamdülillah Müslüman’ım diyenler ondan geriye doğru sayacak. 
Alkollü içecekler musluktan boşanırcasına tüketilecek. Üç iki bir deyince hepsi avazının çıktığı kadar bağıracak bir öküzün böğürdüğü gibi. 
Soyunacak birçoğu. Kim bilir belki hepsi. Açacaklar oralarını buralarını. 

Peki, ne için?   

E yeni yıla giriyoruz ya abi daha ne olsun. Bu gün günah kapıları kapalı olacak ya herkese. Sözde İslam iddiasında bulunup nefsi arzuları tavan yapan Müslümanlar da sebeplenecek bugünden. 
Verecekler coşkuyu, verecekler coşkuyu…

Güleyim mi, ağlayayım mı, kızayım mı yoksa sevineyim mi bilemiyorum.

Ya Allah aşkına yazık değil mi?

Rabbin bize armağan ettiği yeni bir güne, hatta yeni bir yıla şükrederek başlamamız gerekmez mi? Kıyamla, rükûyla, secdeyle başlamamız gerekmez mi?

Hani derler ya “Yeni yıla nasıl başlarsan, bütün bir yıl öyle geçermiş.” 
Bir yerde bu söze inanıyorum. Çünkü yeni yıla fuhuşla içkiyle her türlü pislikle başlıyoruz ve bütün bir yıl maalesef öyle geçiyor.  
Baksana burnumuz necasetten bir türlü çıkmıyor.
Bunun üstüne bir de iyi temenniler yok mu?

Gülüyorum…

Biz Müslümanlar böyle olduğumuz müddetçe kusura bakmayın da, cenneti ancak rüyamız da görürüz. 

Selam ve Dua ile…
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner176

banner178

Hilal Haber, internet ve teknolojinin doğru kullanılması, en üst düzeyde faydalanılması amacıyla bilgilendirici ve eğitici yayınlar yapar.

Web Tasarım : EU Ajans