Urfa Notları

Ejder Aşit

25-07-2017 16:31


Birkaç gün öncesine kadar gündüz sıcağın insanları alınlarının çatısından vurduğu, geceleri yıldızların gülümsediği peygamberler diyarı Urfa’daydım. Şehrin etrafında dumanlı dağlar olmasa da türküsünü yazmışlar. Kırlarında papatyalar, kardelenler, gelin-damat çiçekleri hiç eksik olmaz. Türlü güvercinler, serçeler ve keklikler semalarında gezer, pencerelerine Yusuftutan konar, Kırlangıçlar ev yapar Eyvanlarına…

 

Sofralarında biber-patlıcan ana yemektir, etten lezzetlidir. Tabiri caizse 24 saat yenilse bıkılmaz.

 

Çevre iller Diyarbakır, Adıyaman, Mardin ve Gaziantep’te sahabe kabirleri olmasına rağmen, Peygamberler şehri olarak anılan şehirde hiçbir sahabe kabrinin olmaması ilginçtir.

 

Ayrıca Hz. İbrahim’in kaleden atıldığı mancınıklardan düştüğü yere (Halilurrahman gölü) her baktığımda, ateşin yakmayışından ziyade düşerken ölmediğine şaşıp kalırım.

 

Hz. Eyüb’ün sabrını küçükten büyüğe herkeste gördüm. Elektrik yok, su yok, yollar bozuk, belediye yok ama sabır var. Büyükşehir Belediyesi bir ilde, günlük kısa kesintiler hariç, bazen 5 saati aşan kesintiler oluyor. Yerel gazete ve televizyonlarda bununla alakalı küçük bir haber de yok.

 

Belediye, Kur’an Okulu inşaatını kapatmakta mahir olduğu kadar belediyecilikte de keşke mahir olsa... Çiftçi bezgin, esnaf öfkeli, halk tedirgin ve rahatsız. İnşallah yeni Tarım ve Köy işleri Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba bu işe bir el atar, sorunlar bir bir çözülür. Çünkü onun belediye başkanı olduğu zamandan sonra gelen belediye başkanları, Urfa’ya bir taş koymadı. Şayet böyle devam ederse gelecek seçim Ak parti, Urfa Büyükşehir Belediyesi başta, birçok ilçe belediyesini de kaybeder. Cumhurbaşkanı Erdoğan, partide metal yorgunluğu tespitinde bulunmuştu. Bunlarınki ise paslanma azizim! Dinamik, halkçı, idealist, sorumluluk sahibi, çevresine karşı duyarlı, toplumun ihtiyaçlarını bilen belediye başkanlarına ihtiyaç var.

 

Sivil Toplum kuruluşlarıyla da (STK) görüşmelerim oldu. İlköncüler Derneği başkanı Perihan Taylı’dan ayrıca bahsetmek isterim. Allah salih amellerini çoğaltsın inşallah. Gayretli bir ablamız. Antalyalı ama bir Urfalı kadar da Urfalı. Tırnaklarıyla kayaları eşeliyor. ‘Yarın Allah benden bunu benden sorarsa, vicdanım rahat olmalı’ diyor. Karaköprü Belediyesinin allem-kallem edip el koyduğu Kur’an Okulu projesinin temelinin devamı için çırpınışları, can vermekte olan bir kuş gibi. Konu Kuran Okulu olunca, çalınan kapılar yüzüne kapanmış, laf ebeliğine soyunulmuş ve STK’lar ölü toprağıyla örtünmüş.

 

Allah şahit ya! Herkes ameline de şahit. ‘O gün kitabını oku’ denildiğinde gönlün rahat olacak, sayfan pak olacak. Allah say’ını artırsın(âmin)

 

Evet, bereketli bir yaz’dı. Şu soruyu şiar edindim dost, arkadaş ve akrabalarıma: Son olarak ne zaman Kuran okudunuz ve okuduğunuz ayetten ne anladınız?

 

Sizler de bir beldeye gittiğinizde bir şiar edinin ve kendinize bir hedef koyun. Bereketini Allah içine koyacak ve ziyaretiniz, anlam üzerine anlam kazanacaktır.

 

Soruma verilen cevaplar beni dehşete düşürdü. Kuran’dan kopuk hayatımız olduğu gördüm. Bir yıldır okumadığını söyleyenler mi desem, ayetleri sevabına okuyanlar mı desem, hiç okumayanlar mı desem, uzayıp gidiyor. İçine pek dalmayayım ama hepsinden söz aldım, inşallah okurlar.

 

Batı’da yapılan kelami tartışmalar, oradaki Müslümanların zihinlerinde iz bırakmış, fikirlerini sorgular hale gelmişler. Biz de bu tartışmaları halkın anlayabileceği dile indirgeyebilirsek, bilinç seviyesi artacak, din tacirlerinin tahtı inşallah yıkılacaktır.

 

Hakikate sırt çevirenler ise yaz güneşiyle kavrulmuş. Peşin kabulleri, bel bağladıkları hocalara aşırı güvenleri, Kuran ayetlerinden habersizlikleri ve habersiz olduklarını bilmemeleri, inatlarını ve cehaletlerini katlıyor. Onlar anlamak ve anlamlandırmak yerine, ayetler karşısındaki acziyetlerini, seni konumlandırıp kişilerle ilişkilendirerek gidermeye çalışıyorlar. Yaptıkları itiraz batınınki ile kelimesi kelimesine aynı ve klasik.

 

Bize düşen; davet ve tebliğ, tezini en güzel şekilde savunma, nefret ettirmeme. Rehberliğini görmek isteyene Allah sonsuz ikram sahibidir ve yalnızca o bahşeder. “Çatlayıp patlayınca kadar emrolunduğun şeyi yerine getir ve ortak koşanlara aldırış etme”(Hicr-94).

 

Arkadaşlar merakla soruyor; deniz varken, göl kenarları varken, tatilde neden Urfa’ya geliyorsun? Ben denizi sürekli görüyor, ailem, dost ve arkadaşlarımı görmüyorum da ondan.

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar

  Anket

Türkiye AB'ye girmeli mi?

Evet
Kararsız
Hayır