Ülkemizin İslam Coğrafyasının ve İnsanlığın İbret Alması Gerektiği En Büyük Bela

Nasuhi Günay

14-07-2017 11:11


Her an rahmetiyle varlığa muamele eden rahmetin kaynağı olan Rabbimize hamdolsun. Bizi ilahi vahiyle buluşturan Efendimize (s.av) ehl-i beytine ve ashabına salât ve selam olsun.

 

 

Tek millet, tek vatan, tek devlet, tek bayrak olarak varlık göstermeye çalışan Anadolu insanımızın gerek tarihi süreç içerisinde geçirdiği savaşlarla, gerekse malum askeri darbelerle kan kaybettiği, nefes almada zorlandığı zamanlar hepimizin bildiği, gördüğü, yaşadığı bir acı gerçektir.

 

Savaşlar ülkeler için gerek coğrafi, gerek siyasi gerek dini ve gerekse ekonomik nedenler sebebiyle kaçınılmaz ve meşru görülebilir. “Hak” ve “Batıl” mücadelesi gibi.

 

Darbelerin, nifakın askerin “üniformalı” terörü, bu ülkenin yönetimine talip olan, bazı sözüm ona insan suretinde zalimlerin, terör odaklarıyla işbirliği içinde hareket ederek, kendi insanına kurşun sıkmasını, havasını teneffüs ettiği, suyunu içtiği ülkesinin bayrağını indirmeye çalışmasını, ezanları susturmasını, camileri bombalamasını yakıp yıkmasını, ibadet edeni öldürmesini anlamak ve izah hiçbir şekilde kabul edilemez büyük bir vatan, devlet, din ve bayrak düşmanlığıdır.

 

Fetö terör yapılanması ülkemizde 1970 tarihinden buyana kendisini dini, İslami, vicdani bir takım kavramların arkasına gizlenmek suretiyle tıpkı Peygamberimiz(S.a.v.)’in döneminde yaşandığı gibi farklı planlarla, zahire göre hükmetmek durumunda olan Müslümanları din ile, iman ile, İslam ile, infak ile, kurban ile kandırarak, hem siyasi, hem ekonomi, hem askeri, hem hukuki, hem asayiş ve bürokrasi yönünden sinsice ele geçirmeye çalışmıştır.

Bu örgüt kırk yıldır suret-i Haktan görünüp takiyye hareketine dönüşen ve daha sonra da elde ettikleri imkan, makam ve mevkilere doymayıp ülkeyi top yekün ele geçirmek için dış güçleri de yanlarına alarak, eline geçirdiği hakimi, savcısı, siyasetçisi bürokratçısı, emniyetçisi ve üniformalı askeriyle milletin üzerine ölüm kusan silahlarla 15 Temmuz 2016 akşamı saldırmış ve son düşmanlıklarını izhar etmişler. Ancak; hesapları tutmamış ve her karış toprağı kanla sulanmış Anadolu insanının salalar, ezanlar, tekbirler altında tek yürek, tek bayrak, tek millet, tek devlet, tek vatan olduğunu darbeci Fetö hainlerine göstermiştir.

 

Fetö ve 15 Temmuz benzeri tehlikeli darbeci yıkıcı ve insanlığı yok edici bir yapılanmanın önüne geçilmesi için, 15 Temmuz 2016 gününün unutulmaması, hatırda tutulması yeterli görülmemeli kanaatindeyim.

 

Devlet olarak, millet olarak, toplum ve fertler olarak bir yerlerde herhalde yanlış yaptık diye düşünüyorum. Hastalığın teşhisi yapılmadan, onu tedavi etmek mümkün değildir.

 

Kanaatimizce, 15 Temmuz unutturulmamalı, 15 Temmuz insanlığın önünde, gözünde, aklında bir ibret belgesi olarak yer almalı.

 

15 Temmuz’a insanlığı bir daha maruz bırakmamak için Adalet ve hukuk hassasiyeti gözden kaçırılmamalı ve kesinlikle, çıkar, mevki, imtiyaz ve menfaatlere kurban edilmemeli.

 

15 Temmuz’a davetiye çıkaracak her türlü kişisel, cemaat, dernek, vakıf, kurum ve kuruluşlara anlatılan eğitim, yanlış vahiy (din) anlayışı, hurafeler, masallar ve hikayelerle tebliğ edilen, anlatılan adet ve örfler, geleneklere bağlı atadan, dededen, babadan kalan öğretiler. Vahye, akla, tefekküre, teakkule, tezekküre ve tedebbüre dayanmayan, sorgulanmayan, teslimiyet ve el alma el öpme, efsaneleştirme, rüya ve hislere dayalı bilgi ve ahlakı bir zemini olmayan din algısı.

 

Diyorum ki; İmanlar güvenle, hayatımız vahiyle, ondan referans alan sünnetle, inşa edilmediği sürece, gönül ve kalp kapılarının kapalı tutulduğu, her cemaat her dernek ve her hocanın her siyaset ve mevki sahibinin benim söylediğim doğrudur anlayışı ve düşüncesiyle hareket ettiği sürece, sözlerin kalplere yüreklere vicdanlara değil, ceplere, cüzdanlara, makam ve mevkilere söylendiği sürece 15 Temmuz’u tarihe gömmüş olursunuz. Oysa ki 15 Temmuz, bu milletin, bu devletin, bu ülkenin, bu bayrağın, bu ezanların bir ‘’Bedr’’i dir.

 

Bu anlamda hayatlarını kaybeden ülkemizin tüm şehitlerine Rabbimizden rahmet ve mağfiret, gazilerimize acil şifalar dileriz.

 

Rabbim bizlere imani ve insani anlamda tevhid nasib eylesin.

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar

  Anket

Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz ?

İyi
Kötü