Siz Hiç Bir Şehri Sokak Sokak Gezdiniz Mi?

Cuma Obuz

04-01-2018 14:26


Şimdi bir yolculuk başlasın ve adım adım şahit olalım hayata. 

 

Şehirde günün ilk ışıkları... Kaldırımlarda tek tük ayak sesleri yerini yavaş yavaş kulakları tırmalayan bir uğultuya bırakıyor. Binlerce insan bir yerlere yetişme telaşı ile çıkıyor sıcak evlerinden. Simit satanlar ile simit alanların amacı aynı. Para kazanmak ve geçimini sağlamak...

İnsanlar bu kuvvet ile her sabah itiliyor evlerinden otobüslere, metrolara, vapurlara... Ve o tıklım tıklım hareket eden araçlarda sadece ufak bir ayrıntı olarak kalıyorlar. Herkesin yüzü ya asık ya da uykulu...

İnsanlara dokunsan kavga çıkacak. O kadar gergin ki yüzler. Hiç gülmeyen insanlar arasında sevgililerin sanki kendilerini ispat edercesine gülüşmeleri geliyor kulaklara ve bu, gerginliği daha da arttırıyor.

Sokaklar gün ilerledikçe kalabalıklaşıyor. Kaldırımlar ayak sesleri ile yollar ise birer canavar gibi hızla giden arabalarla sallanıyor. Güneş yüzünü iyice gösterirken iş telaşı ile dolup taşan şehir bir yandan da dilencilerin ezik büzük hallerine şahit oluyor. Dilenciler, insanın hem acıma duygusunu hem de güvensizlik duygusunu aynı anda taşıyorlar üzerlerinde. Fakat okullarında olması gereken çocukların el açan halleri iç acıtan bir şarkıya dönüştürüyor koca şehri. Tüm bunlara rağmen sigarasını yakıp keyifle yoluna devam edenlerin var olması da soruların cevapsız kalmasına yol açıyor. 

Şehir akşama doğru süzülürken zaman denizinde insanlarda bu kez de başka bir telaş var. Evlerine dönmek isteyen insanların bazısı yorgun, bazısı bitkin, bazısı da hiç olmadığı kadar mutlu. Belki mutluluk paylaşılan bir şey ama hiçbir zaman herkese yetecek kadar olmayacak. Çünkü insan bencil olunca paylaşamaz. 

Gece iyice oturunca korkular da başlıyor. Sokakların birinde hayatları çalınmış kadınlar dolaşırken birinde ise bir araya gelen insanlar farklı hayaller peşinde sürükleniyor. Kimisi siyaseti için kimisi dini için toplanıyor ve dağılıyorlar.

Hırsızlar pencere pencere dolaşırken son bulan hayatlar ve işlenen cinayetler şehrin burukluğunu daha da bir perçinliyor. Ama en acısı da gece ilerledikçe artan soğuk ve o soğukta sokakların demir betonlarında uzanıp uyumaya çalışan evsizler...

Tüm bu kötü ve buhranlı havanın yanında şehirde çok ender rastlanan güzel insanlar şehri az da olsa ayakta tutuyor. Ya da şehrin nefes aldığı güzel manzaralar insana da nefes aldırıyor. Yoksa betonların şantiyesindeki seslerin insanın beynini kemirdiği bir sabah vaktinde aralıklı olarak ev önlerine serpilmiş bir iki ağaç, kendisini bile nefeslendiremiyor. 

Çıkın dolaşın bakın ve şahit olun. Kendi şehrinizde neler oluyor? Şahit olun ki yarın kıyamet gününde betonlar, yollar ve kaldırımlar şahit olduklarını açığa vurduğunda şaşkınlık içinde kalmayın. Zira yer kabuğu ne kadar da şeyi içinde tutuyor?

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.

1- Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı, 

2- Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı,

3- Ve insan: "Ona ne oluyor?" dediği zaman. 

4- O gün yer, bütün haberlerini anlatır.

5- Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir. 

6- O gün insanlar, amellerinin karşılığı kendilerine gösterilmek üzere bölük bölük çıkacaklardır. 

7- Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir.

8- Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir.

Zilzal Süresi...

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar

  Anket

Üçüncü İntifada Başlar Mı?

EVET
HAYIR
KARARSIZIM