Özürlü Kim?

Muhittin Kandırmaz

04-12-2017 11:51


Öncelikle bu kelimeyi kullanmak istemezdim çünkü bana göre her şeyin atılı olabilir. Olur ama insanın atılı olmaz toplumda özürlü diye atfedilen tüm bedeni ya da başka eksikliği olan tüm kardeşlerimin özürlüler haftasını kutlarım. Evet bu hafta özürlüler haftası. Şöyle bir özeleştiri yapacak olursak acaba özürlü kim? Devletin her türlü imkanı tasarrufuna sunduğu halde bu imkanları gerçekte ihtiyaç sahiplerine sunmak dururken kendi çıkar ve menfaatleri doğrultusunda kullanan mı özürlü, kaldırım dururken araba yolundan giden mi özürlü, aracıyla yolda giderken kural ve kaidelere uymayan mı özürlü? Bir ülkenin başbakanı; “Ey yetkililer ihtiyaç sahiplerinin size gelmesini beklemeyin siz gidip onları bulun.” dediği halde bu görevini yapmayan mı özürlü, layıkıyla görevini yapmayan öğretmen mi özürlü? Yirmi yıl bir camide görev yaptığı halde arkasında müezzinlik yapacak bir kişiyi yetiştirmeyen imam mı özürlü, görevi vatandaşa hizmet etmek olan hatta sadece bunun için devletten maaş aldığı halde vatandaş sırada beklerken kendi keyfine bakan görevli mi özürlü? Sabah saatinde görevine başlamayıp akşam saatinden önce bir şeyleri bahane ederek kaytaran mı özürlü, Allah’ın kendisine emanet olarak verdiği çoluk çocuğuna, hanımına ihanet edip onların hakkı olan paraları kumar ya da içki masasında tüketen mi özürlü? Gözü olduğu halde görmeyen mi özürlü, aklı olduğu halde akletmeyen mi(düşünmeyen mi)? Trafik te kuralları hiçe sayarak uymayan mı özürlü harhangi bir yerde sırasını beklemeden öne gecenmi özürlü. Aynı zamanda bu konulara' Hz: Nebi Muhammed (sav) bu gün yaşasaydı ne derdi hiç düşündünüz mü bu olaylar Hz peygamberin sünnetti olmazmıydı? Evet dostlar görevini yapanlardan Allah razı olsun. Ama görevinde hakkı ve hakkaniyeti gözetmeyenler belki uyanıklıkları sayesinde bu dünyada yırtarlar. Yani insanları ve yasaları atlatabilirler, ya Allah'ı  unutmayalımki Allah ın kamerası belkide beşbin boyutlu kayıt yapıyor. Ben burada da çok yırtacaklarını sanmıyorum. Şöyle bir etraflarına bakarlarsa emekli olmuş hatta emekli olana kadar bulunduğu makam ve mevkiden dolayı etrafında fırıldakça dönenler varken bu gün bir tek arayanı ve soranı olmayan kimseleri görebilirler. Hatta kimi zaman bakıyorsunuz bu tiplerin kendi öz çocukları bile onları sormuyorlar sözü çok uzatmaya gerek yok. Örnekler çoğaltılabilir.. Burada merhum Abdurrahim Karakoç’un bir dörtlüğü ile bu haftalık bu kadar diyorum.

 

“Gitmişti makama arzuhal için,

Bey dedi yutkundu eğdi başını

Öyle bir azar yedi ki oldu o biçim

Şey dedi yutkundu eğdi başını.”

 

Evet, dostlar sözümüz yüklendiği sorumluluğu yerine getirenlere değil, görevini yerine getirmeyenlere bir hatırlatmadır. Yarın mahşerde neden bize bunları hatırlatmadınız diye sormayalar içindir selam ve dua ile.

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar

  Anket

Üçüncü İntifada Başlar Mı?

EVET
HAYIR
KARARSIZIM