Üniformaları farklı, kalpleri ve hedefleri aynı!
Suriye direnişini başlangıcından itibaren yakından takip eden ve "Tüm Yönleriyle Suriye Devirimi" kitabının yazarı olan Akademisyen Abdulkadir Şen ile yaptığımız röportajın ilk kısmını dün yayımlamıştık.

Suriye devriminin başlangıcının ele alındığı birinci bölümde halkın barışçıl gösterilerine, rejim ve destekçilerinin nasıl karşılık verdiğinden bahsetmiştik.

İkinci kısım olan bu bölümde ise ABD ve diğer ülkeler tarafından Suriye muhalefetine yönelik oynanan oyunlar, kurulan tuzaklar yer alıyor. En önemlisi bu şer ittifakına muhaliflerin nasıl cevap verdiği.

Medyaya yansıyan haberlere bakıldığında, bölgede varlığını sürdüren muhalif grupların kendi aralarında sürekli bir çatışma hali içerisinde olduğu izlenimi var. Oradaki muhalif gruplar kimler? Bu gruplar arasındaki anlaşmazlıklar neler? Ve bu anlaşmazlıkların sebebi ne? Batı bu muhalif grupların varlığını bitirmek bahanesi ile sivil katliamlar yapıyor iddiaları ne kadar gerçek?

Akademisyen/Yazar Abdulkadir Şen;

DEZENFORMASYON SAVAŞ AYGITI OLARAK KULLANILIYOR


Suriye savaşında askeri çatışma ile birlikte ekonomik çatışmanın da yaşanıyor olmasının, dezenformasyon ve propaganda yapılıyor olmasının, bunun bir savaş aygıtı olarak ciddi oranda kullanıldığının göz ardı edilmemesi lazım.

KENDİ ŞAM VE HALEP’İNE YABANCILAŞMIŞ TÜRKİYE

Dolayısıyla yönünü 70 yıl boyunca batıya dönmüş ve sırtını da Arap dünyasına yaslamış, kendi Şam’ına, kendi Halep’ine,  kendi devrimine yabancılaşmış olan Türkiye halkı, basını, iktidarı Suriye konusunda da krizi gerçekçi değerlendirmek, doğru değerlendirmek konusunda bir takım çıkmazlar içerisinde ve yeterli bilgilere sahip değil. Dolayısıyla, “Suriye'de muhalif gruplar kimdir”, “onları bir araya getiren ya da ayıran aktörler nelerdir” konusu gündeme geldiğinde Türkiye'deki akademyanın ve medyanın son derece bilgisizce ya da bir takım gerçekten uzak yaklaşımlar olduğunu maalesef görüyoruz.

BATILI ÜLKELER BAZI ÖSO GRUPLARINI DESTEKLEDİ

Suriye halkı 2012'nin başları itibariyle silahlanırken ilk önce ordudan ayrılan subaylar kendi halkını katletmemek için onlara ateş açmadı. Köylerini ve kasabalarını savunmak için Türkiye’deki Kuva-yi Milliye’ye benzer bir girişim ile yapılandılar. Biz buna Özgür Suriye Ordusu diyoruz. Bir müddet sonra batılı ülkeler ÖSO'yu, ağır bir süreç ile manipüle etme, sekülerleştirmek için entegrasyon ve birlik çabalarına girdi. Bazı ÖSO grupları desteklendi.

DEVRİM GÜN GEÇTİKÇE İSLAMİLEŞTİ

Bazı ÖSO gruplarının desteklenmesi, milli ve İslami kimlikli ÖSO gruplarını laiklerden ayırdı. Ve nihayetinde devrim, gün geçtikçe, uluslararası toplumun da Rusya'ya, İran'a ve rejime yeterli bir tepki göstermemesi hatta adeta bir tiyatro oynar gibi yer yer destek vermesi sonucu Suriye'de daha fazla İslamileşmeye başladı.

MUHALİFLERİN BATI KARŞITI OLDUĞU GÖZLENDİ

Ve 2012'nin sonları 2013'ün başları itibarıyla Suriye askeri insiyatifinin, ağırlıklı olarak İslami muhalefetin eline geçmiş olduğu, dolayısıyla, sahada savaşıyor olan muhaliflerin büyük bir çoğunluğunun İran ve Esad karşıtı olduğu kadar batı karşıtı olduğu emperyalist projelere izin vermeyeceği gözlendi.

2015 İTİBARIYLA 5-6 GRUP KALDI

Gelinen noktada Suriye'deki muhalif grupların sayısı, 2010 itibariyle 900 iken 2013'ün sonlarına doğru artık sayısı birkaç on ile ifade edilir hale geldi. 2015 yılı itibariyle de hatırı sayılır bir taksim yapıldığında Suriye'de 10-15 arası önemli grup olduğu hatta daha da aşağı indiğinde Nusra Cephesi, Ahraruş Şam, İslam Ordusu ve bir takım ÖSO grupları gibi 5 ya da 6 grubun çok güçlü olduğu ve bunların da birbirleriyle çatışmadığı gözleniyor. 

HEP OLUMLU İLİŞKİLER GELİŞTİRDİLER

Hatta bunlar şaşılacak derecede birbirleriyle, olumlu ilişki geliştirdiler öyle ki IŞİD’i devre dışı bırakırsak bütün muhalif grupların toplamının Suriye'de beş yıl boyunca kendi aralarındaki çatışmada onlu rakamlar ile yani 40'ı ya da 50'yi geçmeyecek sayıda ki o da adli ve münferit olaylar sebebiyle kan döküldüğünü görürüz.

ABD ASLA SURİYE MUHALEFETİNİ DESTEKLEMEDİ

Zaman zaman Nusra ile Özgür Suriye Ordusu arasında 1-2 çatışma yaşandı. Ki bu çatışmalar da Amerika'nın ve batının projesiydi. Bir takım iddiaların aksine ABD ve batı Suriye muhalefetini hiçbir zaman desteklemedi. Onlar Suriye'de İslâmi bir muhalefetin güçlenmesini önlemek için denge politikası izledi ve Suriye'de bazı Özgür Suriye Ordusu gruplarını laikleştirildi ya da destekledi. Ve bu grupları da İslami muhalefete karşı saldırttılar fakat İslami gruplar hep birlikte hareket ederek, bu batı tarafından desteklenen iki hareketi (Hareketi Hazım ve Ceyşül Suvvar)  tasfiye ettiler.

SURİYE MUHALEFETİ TEKTİR, BİRLİKTİR

Gelinen nokta itibarıyla Suriyeli muhalifler, yekvücut hareket ediyor fakat Amerika'nın kurup ve desteklemiş olduğu PYD, PKK ya da bunun gibi özgür Suriye Ordusu içerisinden olduğunu iddia eden ama aslında batı projesi olan bir takım gruplar dışında Suriye muhalefeti tektir, birliktir. Farklı örgüt isimlerinin kullanılıyor olması, bunların bir olmadığı anlamına gelmez.

ÜNİFORMALARI BİRBİRİNDEN FARKLI FAKAT KALPLERİ AYNI

Çünkü biz modern bakış açısıyla devletlerin bir olmasını şuna bağlarız;
Tek bir bayrak olacak, tek bir ordu olacak, tek bir üniforma olacak... Hayır, üniformaları birbirinden farklı fakat kalpleri ve hedefleri birbirleriyle aynı.

BATI HERŞEYİ, HERKESİ HİÇE SAYARARAK İNSANLARI KATLEDİYOR

Batı, Nusra cephesi ya da diğer İslâmi grupları bahane ederek halka saldırıyor diyorlar. Gerçek şu ki batı, İslam dünyası ile aralarında oluşan güç dengesizliği dolayısıyla tam anlamıyla bir fütursuzluk ile son derece bir ahlak zaafıyla, insani değerleri, temel insan haklarını, uluslar arası evrensel olarak belirlenmiş temel hakları, hiçe sayarak insanları katlediyor. Bu Amerika, Rusya, rejim ve İran için de geçerli. Batı ülkelerinin Müslüman katletmeleri için bir takım cihatçı grupları ya da bir takım gruplara selefi, vahhabi, tekfirci demelerine ihtiyaç duymaları üzerinden çok geçti.

BU DARBECİLERİ BATININ DESTEKLEDİĞİNİ BİLİYORUZ

Mısır'da demokratik seçimlerle başa gelmiş Mursi'yi bile zindana tıkıp, 3000 insanı, bırakın silahı eline bıçak ya da çakı, hatta taş bile almamış protestocuları dünyanın gözü önünde, sokak ortasında, güpegündüz katledip, köprülerden, binalardan attılar. Ve bu darbecileri batının desteklediğini biliyoruz. 

BATININ İSLAMCI GRUPLARI BAHANE ETME DEVRİ ÇOKTAN GEÇTİ

Batının Mali’de ya da başka bölgelerde işgal için İslamcı grupları bahane etmesi zamanı çoktan geçti. Böyle bir bahaneye ya da uluslararası anlamda dünyaya “biz bunun için saldırıyoruz” demeye bile ihtiyaç duymadıklarını, buna tenezzül bile etmediklerini sakın göz ardı etmeyin.

EN UFAK BİR İSLAMİ KOKU ALDIKLARINDA...

Türkiye'de demokrasi anlamında, liberalizm anlamında bütün tahayyülüne ve yakınlığına rağmen AK Parti iktidarına tahammül etmedikleri aşikâr. Ve en ufak bir İslami koku aldıklarında hiçbir gerekçe göstermeden Müslüman halkları, sivilleri katlettiklerini kesinlikle görmemezlikten gelmemiz lazım.  Suriye'de Hıristiyanlardan 10 kişinin öldürüldüğü duyulsa bütün dünyaya haber oluyor. Ama kendileri okulları, camileri, mescitleri, sokakları bombalıyor ya da bombalamakta olan Rusya ile işbirliği yapıyorlar. Ve bunu hiç gündem etmiyorlar.

KEŞKE AZINLIK OLSAYDIK

Suriye'de 500.000 Sünni katledildi ve öldürülen her yüz insandan 99'u Sünni biri azınlık. Fakat bir azınlık öldürüldüğü zaman, dünya azınlıklara ses çıkardığı kadar diğerlerine ses çıkarmıyor. Suriyeli muhalifler bazen derler ki; “keşke azınlık olsaydık”

Analiz haberin birinci bölümüne buradan ulaşabilirsiniz...

Editör notu: Analiz haberimizin 3. bölümünde Rusya'nın çekilme yalanı ve İran-Hizbullah eksenin nasıl oyuna geldiği yer alacak.

Hilalhaber/Sümeyye Öztel
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Yavuz 1 yıl önce

Suriye devrimi hakkinda duydugumuz veya bizlere anlatilan bir cok konu ve gorus var.Hangisine inanacaginizi sasirmis durumdayken boyle bir yazi dizisi basarili olmus hilal haber yetkililerini kutlarim.3.bolumu merakla brkliyorum,suriye gercekten cekildimi yoksa bu bir duzmecemi inanin cok merak ediyorum...bu kadar insan oluyor,batili gucler ve kim buna sebep oluyorsa Allah onlari bu dunya da ve diger dunya da bildigi gibi yapsin.

banner185

banner173

Hilal Haber, internet ve teknolojinin doğru kullanılması, en üst düzeyde faydalanılması amacıyla bilgilendirici ve eğitici yayınlar yapar.

Web Tasarım : EU Ajans