"Filistinlilerin Mescid-i Aksa ile son bağlantısı da kesildi!"
Terör devleti İsrail'in 1967 yılında Filistinlilere ait toprakların büyük bölümünü işgal etmesinin yıl dönümü olarak anılan 'Toprak günü' bu yıl da anılıyor.

Hilal Haber olarak bu önemli gün hasebiyle hem şuan bölgede neler yaşandığını hem de genel olarak Filistin'deki son durumu Filistin ve Türkiye Uzmanı Siyaset Bilimci Dr. Muin Naim ile konuştuk.

Muin Naim Toprak Günü'nün İsrail işgal çetesinin tüm yasaklarına rağmen ülke genelinde çeşitli etkinlikler ile anıldığını söyledi ve zaman zaman bazı bölgelerde çaışmalar yaşandığı bilgisini verdi. 

Filistin'deki son durum ile ilgili ise Muin Naim, ümmetin göz bebeği olan Mescid-i Aksa'nın, Filistin ile son bağlantısının da ne yazık ki kesildiğini aktardı. 

Gazze'nin yanı sıra Batı Şeia'da da çok büyük sıkıntılar yaşandığını anlatan Filistinli Muin Naim, ne zaman Suriye'de ya da başka bir yerde büyük katliam yapılıyorsa İşgal devletinin o gün Filistin'de ciddi bir suç işlediğini kaydetti.

Filistin ve Türkiye Uzmanı Siyaset Bilimci Dr. Muin Naim ile gerçekleştirdiğimiz röportaj;

Öncelikle Filistin Toprak Günü'nün 40. yıl dönümü ile ilgili değerlendirmeleriniz nelerdir? Ve bölgedeki son durum nedir?

HAKKINI SAVUNANLAR OLDUĞU SÜRECE BU HALK SAHİPSİZ KALMAYACAK

Aslında Toprak Günü'nün çıkış nedeni ile Filistin topraklarında bugün yapılan yıl dönümü etkinliklerinin sebebi aynıdır. Filistinlilerin, o gün nasıl canları pahasına topraklarını korumaya çalıştılarsa bugün de aynı şeyleri yapacaklarının göstergesidir. Hakkını savunanlar olduğu sürece bu halk sahipsiz kalmaycak. 

İŞGAL ÇETESİ VAROLUŞU ASLA SÜRDÜREMEYECEK

Bugün yapılan etkinlikler şunu gösteriyor;
İsrail işgal çetesi, hırsızlıkla başkalarının devletine ve haklarına el koyarak varoluşunu asla sürdüremeyecek. Ve bugün de olmasa, yarın da olmasa Allah'ın izni ile çok kısa bir süre içerisinde Filistin'deki toprak sahipleri haklarına kavuşacak.

YASAKLARA RAĞMEN EYLEMLER YAPILIYOR

Şuanda özellikle 1948 topraklarında hem ticari boykot hem de eylemler yapılıyor. İsrail işgal devleti 2 sene önce bugünün anılmasının yasak olduğunu zaten ilan etmişti. Buna rağmen Filistinlilerin yaşadığı tüm bölgelerde halk eylemlerini yapmaya devam ediyor. Batı Şeria'da özellikle İsrail işgal çetesinin kontrol noktalarındaki bölgelerde zaman zaman çatışmalar yaşanıyor. Gazze başta olmak üzere diğer bölgelerde ise Filistinli genç ve çocukların anma törenleri düzenlemkte. 

ELEKTRONİK KAMPANYA BAŞLATILDI

Öte yandan elektronik ortamda, özellikle twitter ve facebook'da dün gece başlayan ve bu geceye kadar devam eden "Toprak Günü Anma" etkinliği de var. Bu kampanyaya sadece Filistinliler değil, Filistin halkına destek veren tüm ülkeler ve vatandaşlar destek veriyor.

Terör devleti İsrail her gün katliamlarına bir yenisi ekliyor. Ama ne yazık ki artık toplum olarak ya buna alıştırıldık yada İşgal çetesi yoğum bombardıman yapmadığı sürece gündem olmuyor. Bu konuda neler söylersiniz?

ŞUAN ÜMMET OLARAK İSRAİL'İN EN SEVDİĞİ ORTAMI YAŞIYORUZ

İsrail işgal çetesinin en sevdiği ortam bu ortamdır. Dünyanın gözü özelikle ümmetin gözü başka yerdeyken Filistin'de istediği gibi katliamlar, idamlar ve işkenceler yapmak onlar için bulunmaz bir fırsat. Malesef bugün tam da onların istediği ortamı yaşıyoruz. Dünyanın gözü Suriye'deyken, İsrail işgal çetesinin Filistin'de işlemediği suç, işlemediği katliam yoktur.

HEM İDAM EDİYOR HEM DE DESTEK KAMPANYASI YÜRÜTÜYORLAR

Hilal TV olarak siz de haberleştirmiştiniz. Filistinli ağır yaralı bir genci ve üstelik elinde bir bir suç aleti bulunmadığı halde tüm dünyanın gözü önünde kameralar kayıttayken başından vurarak idam etti. Üstelik idam eden kişi de kendisini destekleme kampanyası yürütüyor. Ve daha önemlisi bu kampanyayı destekleyen bir grup genç ya da grup değil. Destekleyenler malesef ki İsrail işgal çetesinin Bakanları ve milletvekilleri. Bu da Filistin'deki durumun vahametini ortaya koyuyor. 

İSRAİL İŞGAL ÇETESİ "LA YÜS'EL" KONUMUNDA

Bırakın insan idam edilmesini bir hayvan öldürülse dünya ayaklanıyor. Buna karşı kampanyalar düzenlenir. Ama Filistin'de ise idam eden, katleden kişiye destek kampanyası yürütülüyor. Bu da malesef İsrail işgal çetesinin "La Yüs'el" olduğunu yani "sorgulanmaz" konumunda olduğunu gösteriyor. 

TEDAVİ İÇİN BİLE YURT DIŞINA ÇIKAMIYORLAR

İsrail işgal çetesi Gazze'ye hala ambargo uygulamaya devam ediyor. Gazze'de insanlar malesef maddi açıdan, sağlık açısından, insani yardım açısından ciddi bir sıkıntı içerisinde. Sadece Gazze'de de değil, Batı Şeria'da da aynı durum söz konusu. İlaç sıkıntısının yanı sıra insanlar bulundukları yerlerden çıkamama sorunu da yaşıyor. Tedavi görmek için bile yurt dışına çıkışına izin verilmiyor. Tedavi amacının yanı sıra öğrenciler eğitimini almak için başka ülkere gitmek istiyor fakat gidemiyor. Filistinliler şuan ham madde bulamadığı için çalışamıyor. Yani orada tam manasıyla bir ekonomik ve sağlık ambargosu var. Düşünebiliyor musunuz, fabrikaları vs geçtik denize çıkıp balık bile tutamıyorlar. İzin vermemek bir yana buna karşı gelenlerin tekneleri batırılıyor ve balıkçılar tutuklanıyor. 

TIRNAK MAKASI BİLE BULSALAR ÖLDÜRÜYORLAR

Batı Şeria'da da durum bundan farkı değil. Orada her hangi bir genci, "elinde bıçak vardı, çakı vardı" gibi bahaneler ile katlediyorlar. "Bir kızın çantasında bıçak bulduk" diye idam ettiler herkesin gözü önende. Çantasında tırnak makası dahi bulsalar öldürme suçundan tutuklayıp yıllarca mahkum ediyorlar. İnsan hakları, çocuk hakları korunmuyor Filistin'de. 

MESCİD-İ AKSA'NIN FİLİSTİNLİLERLE SON BAĞLANTISI DA KESİLDİ

İslam dünyasının göz bebeği olan Kudüs'de, Mescid-i Aksa'da durum daha da beter. Çünkü Mescid-i Aksa çevresinde, tüm uluslararası toplum kurallara karşı olan yerleşimci siyaseti devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Kudüs'ün son bölgesi de Filistinlilerden alınıp boşaltılmıştır. Anlayacağınız Filistinliler ile Mescid-i Aksa'nın son bağlantısı da kesilmiş durumda. Kudüs'ün dışındaki Filistinliler sadece işgal çetesinin izin verdiği sürece Mescid-i Aksa'ya giriş yapılabiliyor. Kudüs'ün içindeki Filistinliler ise, ne zaman sürekli olarak Mescid-i Aksa'ya gitse hemen askeri karar ile oraya yaklaşmasını men ediyorlar. Yani kısaca Filistinlilerin Mescid-i Aksa'ya yaklaşmasına dahi izin vermiyorlar.

SURİYE'DE NE ZAMAN BÜYÜK KATLİAM YAŞANSA...

Başında da söylediğim gibi ümmetin ve dünyanın gözü başka yerdeyken işgal çetesi bunu daha rahat yapıyor. Suriye'de ne zaman büyük bir katliam yapılıyorsa bilin ki işgal çetesi Filistin'de birşeyler yapmıştır, büyük bir suç işlemiştir. 

Türkiye ile İsrail arasında yapılması muhtemel bir anlaşma söz konusu. Bununla ilgili değerlendirmeleriniz neler olur?

BİR FİLİSTİNLİ OLARAK İŞGAL ÇETESİYLE KİMSENİN İLİŞKİ İÇERİSİNDE OLMASINI İSTEMEM

Daha anlaşma yapılmadı ve içeriği net değil. Ben bir Filistinli olarak İsrail işgal devleti ile hiç kimsenin ilişki içerisinde olmasını istemem. Çünkü bu gayri meşru olan bu çetenin, devlet olarak kabul edilmesi mümkün değil. Ama Türkiye'nin çıkarları, Türkiye'nin bölgedeki ve dünyadaki konjektürel durumları göz önüne alındığında bir anlaşma yapılmasına biz karşı çıkamayız. 

TÜRKİYE FİLİSTİNLİLERİN HAKLARINI GÖZETİYOR

Türkiye'de Cumhurbaşkanı'ndan tutun tüm hükümet yetkililerinin, Filistinlilerin haklarını gözeterek bir anlaşma yapmaya çalıştıklarını görüyoruz. İşgal rejiminin Başbakanı son açıklamasında "Türkiye bizi Filistinlilere mahkum etmeye çalışıyor" dedi. Hatta Türkiye'nin Hamas'ı destekleyerek bu anlaşmayı bozmaya çalıştığını iddia etti. 

İŞGAL ÇETESİ BEDEL ÖDEMEDEN BİR ANLAŞMA YAPMAK İSTİYOR

Fakat asıl sebep başka. İsrail işgal devleti, hiç bir bedel ödemeden Türkiye ile anlaşma yapmaya çalışıyor ve Türkiye bunu kabul etmiyor. Türkiye'nin şartları arasında Gazze'ye ambargonun kaldırılması, Gazze'ye bir liman yapılması ve Gazze'ye yapılan yardımların engellenmemesi var. İşgal çetesi bunu kabul etmediğinden dolayı bu anlaşmayı türlü türlü bahaneler ile bozmaya çalışıyor. 

RUSYA İLE İSRAİL, TÜRKİYE'YE KARŞI ANLAŞTI

Son olarak bazı duyumlar almıştık fakat son yaşananlar malesef bunun bir duyumdan ibaret olmadığını gösterdi. Aldığım duyum da şuydu; 
Rusya ile İsrail arasında ciddi anlaşmalar yapıldı. Bu anlaşmalar kapsamında İsrail, Rusya'dan, İran'a silah ambargosu uygulamasını, en azından S-300 vermemesini talep etti. Ve Rusya üzerine düşen görevi yaparak İran'a S-300 silahı vermedi. Dolayısıyla Rusya, İsrail işgal çetesi ile Türkiye arasındaki anlaşmanın bozulmasındaki görevini yerine getirdi. Son birkaç haftadır İsrail işgal devletinin yetkililerinin Türkiye'yi suçlayan saçma sapan açıklamalar yaparak bu anlaşmayı bozduğunu görüyoruz. 

BU ZİHNİYET 1400 YILDIR DEĞİŞMEDİ, DEĞİŞMEZ

Bizim her zaman söylediğimiz söz şuydu;
Siyonistler ile anlaşma yapılamaz. Bu zihniyet 1400 yıldır anlaşmalara sadık olmadıkları gibi bugün de sadık olmayacaklardır. Türkiye'nin iyiliğine yol açacak bir anlaşmayı kabul etmeyeceklerdir.

ÜMİDİMİZİ HİÇ YİTİRMEDİK

Önce Allah'dan sonra ümmetten ümidimizi hiç yitirmedik. Ümmette hayır vardır, o hayır güçlenecek ve bir gün mutlaka ortaya çıkacaktır inşallah. İlginiz ve hassasiyetiniz için sizlere ayrıca teşekkür ediyorum. 

Hilal Haber / Sümeyye Öztel
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner176

banner182

Hilal Haber, internet ve teknolojinin doğru kullanılması, en üst düzeyde faydalanılması amacıyla bilgilendirici ve eğitici yayınlar yapar.

Web Tasarım : EU Ajans