Çocuklarınız başka tanrılara secde ettiriliyor!
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de uzak doğu sporlarını bir spor aktivitesi olarak seçen birçok kişi var. Kimileri sportif başarı, kimileri sağlıklı yaşam, kimileri de kendini savunmak için bu sporları yapıyor. Peki islami hassayiyet taşıyan kişiler, gittikleri spor salonlarında 'dini empozelere' maruz kaldıklarının ne kadar farkında? 

Ey sporcu müslüman, tehlikenin farkında mısın?

Beden sağlığı için iyi olur düşüncesi ile gönderdiğiniz uzak doğu sporlarında çocuklarınıza başka tanrılara rüku ettirilip secde ettiriliyor. 



İslam dini açısından bir “beden ve ruh eğitimi tekniği” olarak sporlarla uğraşmak uygun görülmüş hatta övülmüştür. Yüzmeyi, cirit atmayı, koşuyu her müslümana tavsiye eden Peygamberimiz, başka tanrılara secde ettirilen bir sporu tavsiye etmiş olabilir mi? Tabiki hayır! Peki biz Ümmet olarak Peygamberimizin tavsiyesine uyalım derken, fakında olmadan şirke düştüğümüzü ne kadar biliyoruz? 

Uzak doğu sporlarındaki dini ritüelleri Uzak doğu sporu uzmanı Ali Akbulut ile konuştuk.
 
14 yaşından beri sporun içerisinde olan, 1996 yılından itibaren kendi geliştirdiği VASEKA yöntemi ile uzak doğu sporlarını islami hale getirmeye çalışan bir isim Ali Akbulut. 

“Uzak doğu ya da box...Burada önemli olan bu dînî ve felsefî unsurlardan hangilerinin bizim dinimize ve kültürümüze uygun olup olmadıklarının belirlenmesidir. Örneğin; Aikido’da olduğu gibi sporcuların birbirlerine karşı secdeye benzer bir ritüeli yerine getirmelerinin İslam Dini açısından doğru olduğunu söylemek mümkün değildir.

Bilhassa uzakdoğu sporları olarak bilinen dövüş sporları, müsabakanın başındaki seramonide, sporcuların hem birbirlerini hem de hakem ve seyircileri ibadet rukunlarından olan "Kıyam", "Rüku" ve "Secde" şeklinde kemal-i tâzim ile eğilerek selamlama (Tachi Rei ; Za Rei) şekli bir müsülüman için uygun olmayan bir selamlama şeklidir. "


'Buda'ya dua ederlerken kullanılan bu hareket sporculara zorunlu tutuluyor


Biz nasıl 'Selamun Aleyküm' diyorsak onların da dini selamlamaları bu salonlarda bizim sporcularımıza mecburi yaptırılıyor. 


Para kazanamayız kaygısı engel oluyor

Bu sembolleri değiştirin diyoruz; para kazanamayız, kimse gelmez kaygısı yaşanıyor. İşte bu noktada yapılması gereken beden ve ruh eğitimi ile ilgili bir teknik olarak bu sporların alınması, ancak İslam inancına, kültürüne ve felsefesine aykırı olan dini ve felsefi yönlerinin İslam anlayışına uyarlanmasıdır.
 

Wushu federasyonu ile defalarca görüşsek de başarılı olamadık. Federasyon başkanının kızı başörtülü. Kızı sürekli Dünya şampiyonu olur. Avrupa şampiyonasına giderken Başörtülüleri müsabakaya almayız denilince, müsabakalara katılmama kararı aldılar. Bu çok güzel, ancak bu duruşun sadece başörtü için değil, tesettüre riayetin  diğer uzuvlar için de  gösterilmesi gerekiyor. Erkeklerin şort boylarının uzaması gerekiyor. Kızlarımızın vücut hatlarının belli olmaması gerekiyor. Keşke bu noktalarda seslerini yükseltebilse federasyonlarımız. 



Akbulut: Dışarda kızına sarılan bir adama kızan baba,kızının ödül aldığı şampiyonluk töreninde bu sahneyi ayakta alkışlıyor. 

Ali Akbulut spor yaparken  dinimizin emir ve yasaklarına ters düşmemek gerektiğine dikkat çekiyor. 

“Spor bizim için elbette çok önemli.  Ancak dinimizin emir ve yasaklarına ters düşmeyen (tesettur, şirk selamlaşma, yüze vurma, kumar, ibadetlere -namaz, oruc gibi- engel olmama ve kumara sebep olmadıkça) bütün spor çeşitlerinin islami olduğunu unutmamamız gerekiyor.  Bizler bu ayrımı yapamıyoruz. Evlatlarımızı hiç araştırma yapmadan spor salonlarına gönderebiliyor; müsabakalar için salona götürüp canlı canlı sporcularaın birbirlerine hunharca vurmalarını izletebiliyoruz. Televizyonlarda sporun en şiddetli hallerini çocuklarımızla çok normal bir durummuş gibi rahatça izleyebiliyoruz. 


Böyle çocuktan nasıl merhamet beklersin

Bu sporlar; kan, öldürme odaklı geliştiğinden çocuklarımızdaki merhamet duygusunu da otomatik olarak devre dışı bırakıyor. Oysa bizim islami sporlarımız öyle mi? 

Ciriti ele alalım. Atalarımız barış zamanlarında at ve askerlerini zinde ve kuvvetli tutabilmek için atlı cirit sporunu tesis etmiş, insanları ruh ve bedenen eğiterek yarınlara hazırlamışlardır.Atlı ciritte hiçbir spor müsabakasında bulunmayan rakibi bağışlama ,affetme şeklinde bir davranış vardır. Hasmının önünü kesip,ona ciritle vurma imkanı varken vurmayıp bağışlayan sporcu puan kazanmaktadır.Vurma imkanı yüzde yüz mevcut iken,o anda zayıf düsene vurmayı zul kabul ederek bağışlama yolunun seçilmesi, Bu yönüyle spor ve erdemin birlikte anıldığı asil bir yapıya sahiptir. 



İslama uygun bir spor için biz neler yapabiliriz?

İslama uygun bir spor için, bütün insanlarımızın bilinçlenmesi gerekiyor. Çocuklarımızı bir yere gönderirken, gidip orayı önce anne babalar incelemeli. Salonlarda başka dinlere ait semboller varsa bunu oradaki yetkililere söyleyip hassasiyet geliştirmeliyiz. 

“Burada Yingyang var, selamlaşmalar dini ritüeller taşıyor, ben neden çocuğa Allah'tan başkasına secde ettireyim. Burada bir kore bayrağı var ben çocuğuma bu bayrağa selam verdirtmem hocam” dememiz gerekiyor. Şu anda her salon bu öğelerle dolu. Ancak bizler tepki gösterirsek normale dönüş başlayabilir. 


/////////

Dinimiz, bazı prensiplerin göz önüne alınması durumunda sportif faaliyetlerle uğraşmanın bir sakıncası olmadığı görüşündedir. Bu şartları şöyle sıralayabiliriz: Sadece eğlenmek, dinlenmek ve zevk için oynanacak; namazın geçmesi veya gecikmesine sebep olmayacak; hiç bir menfaat beklenmeyecek; oyun sırasında dinimizin yasakladığı şeyler konuşulmayacak; tesettüre riayet edilecek; normal dinlenme ve eğlenme ölçülerini aşarak vakit israfına varan iptilâ halini almayacak ve en önemlisi oyunlar kumara âlet edilmeyecek (Hayreddin Karaman, İslamın Işığında Günün Meseleleri, İstanbul 1982, II, 354-355) 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Ayhan kısrute 1 yıl önce

Yıllardan bu yana Dō sporlarının,spor özelliğinin yanında din misyonerliği olduğunu her platformda dile getirdik. Maalesef camialar bu gerçeklere duyarsız kaldı. Ancak bu hassasiyette olan bizler Ali hoca gibi mücadelemizden vazgeçmemeliyiz. Tebrikler Ali Akbulut...

Misafir Avatar
Ernail ASLANTAŞ 1 yıl önce

Değerli Hocamızın uzun yıllardır devam eden mücadelesinde bir payesinin olmadığını sadece rıza dairesinde bir beklentisinin oldugunu biliyor ve şahitlik ediyoruz.

Misafir Avatar
FERŞAT TÜRKYILMAZ 1 yıl önce

ALİ KARDEŞİMİZİN BU DUYARLILIĞI GÖSTERMESİ VE BUNU MEDYAYA TAŞIMASI GERÇEKTEN ÇOK İSABETLİ OLMUŞTUR BU GÜNE KADAR KİMSE BUNU BU KADAR SESLENDİRMEMİŞ İDİ ALLAH RAZI VE MEMNUN OLSUN

banner176

banner182

Hilal Haber, internet ve teknolojinin doğru kullanılması, en üst düzeyde faydalanılması amacıyla bilgilendirici ve eğitici yayınlar yapar.

Web Tasarım : EU Ajans