Musibetler Öğretir

Yasin Asma

16-10-2017 12:25


Hastalık bela ve musibetlerin öğretici yönleri olup insanı dahada olgunlaştırdığı bilinen bir husus.

Ayrıca Rabbimiz biz kullarını Hastalık bela ve musibetlerle imtihan/test ederek sınar.

Andolsun, biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele. (BAKARA 155)

Böylece müminlik iddiasındaki kul Samimiyet ve imani teslimiyetini hem Kendi şahsına hem rabbine göstermiş olur.  

Çünkü unutkan (nisyan) olan insan Bilgisizlik zamanında iken ilk etapta kendini tanımaktan uzaktır.

İman, Bilgi, bilinç ve bu bilincin eyleme dönüştüğü anla birlikte tedrici olarak yavaş yavaş Kendini tanımaya başlar.

“Kim kendini (nefsini) bilirse, Rabbini bilir” (İmam Ali)

Acılara ve musibetlere maruz kalan insan acıyan yerlerini yok etmek suretiyle daha güçlü olur veya yıkılıp yok olup gider.

" Keçe dövüldükçe sertleşir” (Bilge M. İslamoğlu)

“Samur kürk kamçı yedikçe güzelleşir " (Bilge M. İslamoğlu)

Hastalık Kur'an'a göre, esas olarak kalp hastalığıdır, iman problemidir.

Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem dolu bir azap vardır. (Bakara 10)

İki cihanda said olanların peygamberler (aleyhimüsselam) olduğunu bilmekteyiz. 

Aynı şekilde başlarından bela ve musibet eksik olmayan insanlarında yine peygamberler olduğunu hepimiz aziz kur'andan ve siyer-i nebi'den okuyor ve biliyoruz. Hepimiz yakinen şunuda bilmekteyiz ki; insanların zaman zaman geçirmiş olduğu ekonomik krizler, sarsıntılar onların ya iflas etmek suretiyle tepetaklak gitmelerini, bunalım ve manevi anlamda yıkılışlarını veya bu krizden ders ve ibret alarak sonraki yatırım ve girişimlerinin tüm bu tecrübe ile riskleri bertaraf etmek veya en aza indirmek koşuluyla daha da güçlü çıkmasına olanak ve imkan sağlamaktadır.

" Keçe dövüldükçe sertleşir” (Bilge M. İslamoğlu,

Hakeza sağlık konusundada başımıza bir musibet geldiğinde önceki sıhhatli zamanımızı hatırlar ve mevcut durumdan kurtulabilmek için maddi manevi elimizden gelen herşeyi feda eder, bir an evvel sağlığımıza kavuşmak için çırpınır dururuz. Zira “Kaybetmeden kıymet bilinmez.”

Sahibi olduğumuz saģlığımız bizim için paha biçilmez bir değer taşımaktadır bundan dolayı her an şükretmeliyiz.

Peygamber efendimizin (s.a.v) bir hadiste bildirdiği üzere

“Şu Beş şey gelmeden evvel şu beş şeyi ganimet bilip değerlendiriniz.

İhtiyarlık gelip çatmadan evvel gençliğin,

hastalıktan evvel sıhhatin,

fakir düşmeden evvel varlıklı olmanın,

meşguliyetten evvel boş zamanın

ve ölüm gelmeden evvel hayatın kıymetini biliniz."

Müminler olarak bizler hayatın her safhasında imtihan edildiğimizi ve sınanmadan bırakılmayacağımızı bilmeliyiz.

"Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki müminler “Allah'ın yardımı ne zaman?” dediler. Bilesiniz ki Allah'ın yardımı yakındır." (Bakara 214 )

Hayatın her kademesini tevhid, ticaret, kültür, aile hayatı vb tüm alanlarını bu bilinç ve bu şuurla yaşamalı ve Ancak böyle bir hayat yaşadığımızda örnek olabilir imanımızın gereğini yerine getiririz. “İşte böyle sizi vasat bir ümmet yaptıkki insanlara şahitler (örnek) olasınız.” (Bakara/143)

Bir mümin başına bir musibet gelmesi için elbette musibet dilemez, dileyemez. kimin başına musibet geleceği konusunda tek tasarruf sahibi Allah'tır (cc). Bizler ancak başımıza bir bela ve musibet geldiğinde ona sabreder ve ondan kurtulabilmek için islamın öngördüğü meşru yollarla bir mücadele içerisine girmeliyiz. Başına bela ve musibet gelenlerin çok iyi bildiği üzere hastalık bela ve musibetlerin yaşamadan öğrenemeyeceğiniz kadar kıymetli öğretici bir tarafı da vardır. Durum böyle olunca aslında bela ve musibetlerinde allah'tan kullara verilmiş bir  nimet olduğunu rahatlıkla anlayabilir(sin)iz.

En kalbi selam ve muhabbetlerimle.

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar

  Anket

Türkiye ekonomisini nasıl buluyorsunuz?

İyi
Kötü
Bilmiyorum