İslam Gafletle Yaşanmaz!

Yaşar Değirmenci

01-08-2017 11:24


Yalnız kalmak aciz kalmak demek. Cenab-ı Hak çareler halk etmiş, imkanlar lütfetmiş, kader çerçevesinde imkanlar ihsan eylemiş. Dayanışırsanız, dayanışmanın düzenini kurarsınız, “esbaba

tevessül”ün yolları açılır. Aksi halde, hicran duvarları çevirir etrafınızı, çırpınır durursunuz. 

 

Herkes kendi yalnızlığında bir başka türlü çırpınır. Hayat bunun için zorlaşıyor. Maddeten de, manen de zorlaşıyor. Herkes mehil kaçamaklarının gölgelerine sığınmaya çalışıyor; vakti gelince,

normal akış başlayınca aynı şeyleri herkes yaşıyor. Önemsiz sayılabilecek farklarla… 

 

İmkanlar arttıkça, o imkânlarla bir şeyler yapabilme heyecanı-şuuru zayıflıyor. Öyle bir noktaya geliniyor ki bütün imkânlar önüne serilse kendi nefsinin prangalarından kurtulmadığı için insanoğlu o imkanların birini bile kullanamıyor. Yardımlaşamayanlar, zulümde nöbetleşme turnikesinde birleşiyor. Sosyal hayatımız işte bu. Geçmişi işte bunun için özlüyorum. Yüreğim yanarak hatırlıyorum. Paranın henüz bir virüs haline gelmediği dönemleri rüyalarımda yaşatıyorum. Eğitimde ticaret, tıpta ticaret. Para, çeşitli biçimlerde bir ihtiras virüsü gibi cemiyetin dokularını harabiyete uğratmış.  

 

Dayan, diren, kahraman ol! Bu teklif, cazip kılınabilir mi, onca tuzak var iken? Çekecek, çekecek; sonra bir fırsat da ona düşünce “sıra bende” deyip çektirecek. Bir düşünür, “Kabul edilmiş

bir yalnızlık, kazanılmış bir zaferdir” diyor. Ama nasıl bir zafer?

 

Gözü yaşlı, boynu bükük… 

 

Hadiseye biz nasıl bakmalıyız? Kendimiz ne haldeyiz? İnsanlığa beklediğini verebilecek miyiz? Böyle bir mükellefiyetimizin olduğunun farkında mıyız? Fikren kalben-fiilen yürüyecek gücü olmayana, ne yapacağını düşünemeyene-bilmeyene ilmin açtığı ufuklar hiçbir şey ifade etmez. Etmemiştir… İslâm, bütün zamanların ve mekânların hakikatidir. Doğuramayan, üretemeyen, hasretten kavrulan. Bazen, maddi farklılık (onun da dış görünüşü) dikkate alınarak “Müslümanlar güçlendik” deniliyor. Müslümanlar güçlendi de (yaşanan) İslam güçlendi mi? Benim bakış açımı belirleyen ölçü, bu.  

 

İslam her ortamda yaşanır. Harpte, sürgünde, yolculukta, benzeri durumlarda. Ona göre verilen farklı hükümler vardır; uygularsın, yaşarsın. Camiye gitmek yasaklansa ne olur? Evimde kılarım…

Ama İslam, gaflette yaşanmaz. Derdimiz bu bizim. 

 

Batı sömürüyormuş, bilmem neymiş. Sömürülecek durumda olanı, biri çıkar sömürür. Kendine zulmedene, başkaları daha çok zulmeder. Yerimizde değiliz, kendimizde değiliz. Ruh irtibatsızlığı

ile gurbetlenmişiz. 

 

Biz, bizi sömürenleri bile kurtarmak durumundayız. Belki onların hali bile bizden (gafletimizden) sorulacak. Kendimizi aldatmayalım. Maddeye mağlup olanın hiçbir kazancı hayır getirmez. Bir

tarih dönemi gösterilemez ki “İslâm’sız” izah edilebilsin. Bir değişim gösterilemeyecektir ki “İslâm’sız” izah olunabilsin. 

 

Mesele kemmiyet değil, keyfiyet meselesidir. 

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar

  Anket

Türkiye ekonomisini nasıl buluyorsunuz?

İyi
Kötü
Bilmiyorum