Bu meale dikkat edin!
 Dini oyuncak haline getirip din üzerinden kazanç sağlamanın en büyük örneklerinden biri: Rayiha Yayıncılık tarafından basılan ve Hace Ahmet Didin tarafından hazırlanan “Kur’an-ı Kerim Ve Kelime Meali”...



Meal yıllardır birçok kişinin evine girmiş, birçok kişi tarafından okunmuş ve halen de basımı ve satışı devam etmekte. Ama mealin içeriğini biraz araştran veya az çok Arapça bilen kişiler görecek ki tam bir kepazelik örneği sergileniyor. 

Muş Alparslan Üniversitesi Araştırma Görevlisi Cahit Karaalp, konuya ilişkin kaleme aldığı yazısında yıllardır bu mealle ilgili uğraştığını ve mealin hatalarını ortaya koyduğunu ama buna rağmen mealin basımına devam edildiğini ifade etti. 

İşte Cahit Karaalp'in bu tahrifkar meal ile ilgili yazdığı o yazı:

BÖYLE “KUR’AN MEALİ” OLMAZ OLSUN

Kur’an ayetlerinin manasını tahrif edenlere dair…
           
Hiçbir Kur’an meali bu kadar basılmadı… Hiçbir Kur’an meali bu meal gibi ülkenin en ucra köşesine kadar ulaşmadı… Hiçbir meal, bu meal kadar okumuşu cahili, talebesi öğretmeni, müftüsü imamı tarafından okunmadı…Biliyorum abarttığımı düşüneceksiniz ama değil… Ülkenin hangi İmam Hatib okuluna giderseniz mutlaka bu mealin raflardaki yerini aldığını göreceksiniz… Neden mi bu kadar tutuldu? Kalitesinden değil, kelimeleri renklendirilmiş ilk meal olmasından dolayı tutuldu… Ve bu mealin  önemli bir özelliği daha; hiçbir meal, bu meal kadar yanlışlar rekoru kırmadı… 
          
Kapağının bir  yüzünde “Kur’an-ı Kerim Ve Kelime Meali”,  öbür yüzünde ise “Kur’ân-ı Kerim Renkli Lugatı Ve İrab Kılavuzu” yazan eleştiri konusu ettiğim bu meal Hace Ahmet Didin tarafından hazırlanmış, Tarık Polat tarafından renklendirilmiş ve Rayiha yayıncılık tarafından 2005 yılında basılmıştır… Meal, güya Kur’ân öğrencilerine kelimelerin Arapça ve türkçe karşılığını bulmaları konusunda yardımcı olmak ve kolaylık sağlamak amacı ile yazılmıştır…
                 
Bu meali ilk olarak 2006 yılının sonlarında elime almıştım… Okumadığım için meale ilk bakışta renklendirmeleri dolayısı ile olsa gerek emek mahsülü ve başarılı nitelemesinde bulunmuştum… Ancak fazla bir zaman geçmeden gözüme takılan bir ayetin yanlış çevrildiğini gördüm, önemsemedim… Bir kaç sayfaya daha göz attığımda, okuduğum her sayfada birçok yanlışın yapıldığını gördüm….Meali bana gösteren arkadaşı dikkatli olması hususunda uyardım ve mealin aceleye getirilmiş olabileceğini  bu sebeble de içinde zaman zaman yanlışların çıkabileceğini belirttim…
            
O dönemde Tefsir alanında Yüksek Lisans yaptığım için tezimle meşgul olduğumdan meali inceleme fırsatım yoktu... Bir kaç ay sonra Konya’da, kitapçı bir abimiz, bu mealin su gibi sattığını, ülkenin her yerine ulaştırıldığını; imam-hatiplerin, ilahiyatçıların, müftülerin bu meali temin etmek için kendisine sipariş verdiklerini ve bu mealin Konya Bayiliğinin kendisinde olduğunu söyledi… Samimi bir abimizdi… Bastığı ve ticaretini yaptığı herhangi bir meali olmadığı için tamamen duyarlılığı gereği benden meale göz atmamı istediğinin farkında idim…
            
 Meali bir kaç gün incelemek üzere teklifini kabul ettim… Geceli gündüzlü  bir kaç günlük çalışmamın sonucunda sadece bir kaç cüzde bir çok fahiş hata saptamıştım…Kitapçı abimize, bu mealin asla satılmaması gerektiğini ve benim daha da incelemem gerektiğini söyledim... 
                  
Tez zamanımdan çaldığım iki ayımı bu meali incelemeye ayırdım... İncelememin sonunda karşıma çıkan tablo ürkütücü ve üzücü idi... Kur’an ayetlerinin altıda biri yanlış çevrilmişti… Bin küsür ayetin yanlış çevrilmiş olması ve neredeyse her ayette birden fazla yanlışın yapılmış olması, yanlış sayısını binlere vardırıyordu…Yanlışlar ne kemiyet ne de keyfiyet bakımından azımsanamazdı… Çünkü ayet çevirilerinde çok fahiş hatalar yapılmıştı… Bir Kur’an öğrencisi olarak benim görevim diğer Kur'ân taliplerini uyarmaktı…
          
Meali basan Rayiha Yayıncılık açıkgözlülük yapmış ve renklendirmeyi yapan kişinin Yüksek Lisans öğrencisi olmasını kullanarak, renklendirmeyi yapan ismin yanına Yüksek lisans öğrencisi olduğunu yazmış ve adeta meali, Yüksek lisans Tezi gibi göstermişlerdi… Sonradan konuştuğum ve şahsıma teşekkür eden bir çok imam ve müftü hocalarımızın bu meali Yüksek Lisans tezi olarak algıladıklarını ve bunun için aldıklarını söylediler… 
        
Halbuki meali yazan şahıs,  Elazığ doğumlu emekli bir elektirik mühendisi olan ve emeklilik sonrasında medrese tahsilinde bulunduğu söylenen ve şimdilerde Ankara’da şeyhliğini ilan etmiş bulunan Hace Ahmet Didin’dir… Klasik medrese mezunu birinin; marife- nekre, müfred- cemi’ vb. basit konularda böylesine fahiş hatalar yapması mümkün değildir… Meali basan Rayiha Yayınevi mealin hocaefendinin haksız yere yattığı zindan döneminde yazıldığını ve bu dönemin bereketi olarak Ülkenin her yerine ulaştığını söylemektedirler… Yanlışlarla dolu bir meal için bereket kelimesini kullanmak ne kadar gülünç değil mi?                                                         
Bir arkadaş oturmamızda bu mealdeki hataları anlatıyordum… Şu an Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde Arapça Öğretim Görevlisi olarak çalışan ve o zaman Ribat Fm İç Anadolu Bölge radyosunda Radyo Dershanesi adı altında Arapça dersleri veren Salih Zeki Keş hoca, bu çalışmamın daha geniş kitlelere ulaştırılması gerektiğini söyleyerek beni ilgili konuda radyoda konuşmam için davet etti...
           
Resmi görevim gereği izin almam gerekiyordu, izin çıkmadığı içinde çalışma kağıtlarımı Salih hocaya verdim ve benim adıma kendisinin bu çalışmayı duyurmasını rica ettim… Kendisi de çok güzel bir dil  ve üslub ile bu çalışmayı radyodan duyurdu… Bu radyo duyurusu  üzerine dinleyiciler, tepki amaçlı açtıkları telefonlarla Ankara’da bulunan Rayiha Yayıncılığın merkez telefonlarını kilitlediler... Radyo yayınının ulaştığı yerlerde(Konya, Karaman, Kayseri, Isparta gibi  şehirlerde) Rayihanın mealinin satışı bitme noktasına geldi… O zamanlar Konya'da ikamet etmekte olduğumdan oradaki tüm kitapçıları bir bir gezip mealin satılmaması konusunda uyarılarda bulunduk... Bu çalışmamız üzerine Konya’da bir çok kitapçıda meal raflardan kaldırıldı…                                                                                                                                      
                   
             
Rayiha Yayıncılıktan bir kaç isim Konya’ya bizimle görüşmeye geldiler... Radyoda kendilerinden habersiz haklarında yayın yapmamızın yanlışlığını anlattılar… Halbuki kendileri meali bastıklarında kimseye bildirmemiş ve tashihten geçirme ihtiyacı hissetmemişlerdi… Allah rızası için meali bastıklarını ve dağıtmada büyük emek harcadıklarını, Ülkenin her tarafını karış karış gezdiklerini, kimsenin gidemediği Hakkari ve ilçelerine kadar meali ulaştırdıklarını söylediler… Bizim ifade ettiğimiz yanlışların bulunması halinde ise mealin hemen toplatılacağını ve paraların iade edileceğini , Prof’lardan oluşan bir heyet kuracaklarını ve yanlışların olması halinde düzeltme yapılacağını söylediler...
            
Ellerine  yazılı bir  çalışma vermemizi istediler... Ben de yanlış çevirilerin içinden seçtiğim 25 ayetin yanlış çevirimini ilmi bir dille eleştiren, 12 sayfalık el yazılı çalışmamı kendilerine verdim... Çalışmam bitmiş ancak çalışmamı bilgisayar ortamına dökememiştim…. Çünkü çok zaman istiyordu, benim de bu kadar zamanım yoktu… Sonra benim tezimle ilgilenmem ve Mardin'e tayinimin çıkması uzun sure beni bu mealle uğraşmaktan menetti…
         
Bizimle görüşmeye gelen Rayiha yayıncılığın adamlarının ellerine çalışmamı vermiş olmama rağmen Konya merkezde gittikleri her kitapçıda bizim yalan söylediğimizi ve ellerine herhangi bir ilmi çalışma veremediğimizi söyleyerek meal satışlarına devam ediyorlardı… Kitapçılardan duyduğumuz sözler onlar hakkındaki tüm iyi niyetimizi bitirmişti… Yıllar sonra kendileri ile Ankara’da görüştüğümde ellerine verdiğim çalışmadan efendilerinin haberdar olmadığını ve kaybettiklerini söylemişlerdi… Bir Kur’an meali hakkında böylesine umursamaz bir tavır olsa olsa ticari kaygı kaynaklıdır…
          
2009 yılının Mart ayında yeni baskıları yayınlanan Rayiha Yayıncılığın mealini yanlışları düzeltmiş olmaları umudu ile elime aldım… Çünkü komisyon kurulacak ve yanlışlar düzeltilecekti… Ancak elimdeki notlarımla karşılaştırma yaptığımda benim kendilerine verdiğim çalışmamdaki 25 ayetten birkaç tanesi hariç çoğunun düzeltilmediğini gördüm… Geriye kalan binlere varan hatalar aynen yerinde saymaktaydı… Zaman sıkıntım olmadığı için bu mealdeki hataları herkesin rahat anlayabileceği şekilde, tablolar halinde  bilgisayar ortamına dökmeyi ve Kur'ân taliplerine duyurmayı görev bildim…                                                                                                               
Yayınevinden gelen bir kaç isimle görüştüğümüz 2007 yılından 2013 yılına kadar kayda değer bir çabanın harcanmamış olması meali yayınlayanlar hakkındaki iyi zannımızı tamamen bitirmiştir... Allah rızası için bastıklarını söyledikleri mealin içinde barındırdığı  yanlışlara, göz gore göre sessiz kalınıyor ve her yıl mealin yeni baskılarını yapıyorlardı… Meal satışından kazandıkları paralarla işlerini büyüten yayınevi, yanlışlarla dolu meali ingilizceye çevirip batı ülkelerine pazarlamaktadır… 
          
İnternet ortamında, bu güne kadar bu meale bir eleştiri yazısı yazan olmuş mudur?  Diye baktığımda, Prof. Dr. M Emin Ay hocaefendi tarafından Yenidünya Dergisinin 2006 Temmuz sayısında kaleme alınan bir övgü yazısı dışında hiçbir yazı bulamadım… Sözkonusu övgü yazısında, hocaefendi “Ğafir” isminin “Mümin” suresinin ikinci ismi olarak yazılması gerekirken “Müminun” süresine yazılmış olduğunu ve bununda tashih edilmesi gereken bir yanlış olduğunu söylüyordu, belirtilen yanlışta sonraki baskılarda düzeltilmiştir…
        
Hocaefendinin sadece bir hataya işaret etmiş olması meali okumadığını göstermektedir… Bir akademisyene meali okumadan tavsiye etmenin doğru olmadığını hatırlatmanın haddim olmadığını biliyorum... Ayrıca hocaefendi, meal yazarının Kur'ân'ı bir dua metni haline getirmesinden de övgü ile bahseder… Kur'ân talipleri eleştiri konusu ettiğim mealde, dua ayetleri olarak verilen yerlere baktıklarında ayetlerin nasıl sınıflandırıldığını ve dua dili olmayan haber ayetlerinin bile nasıl dua ayetleri kapsamına alındığını göreceklerdir…Örneğin; mealde depremden korunma duası olarak “Zilzal Suresi” dua ayeti olarak gösterilir…
            
Meali yayınlayan yayınevinin çıkardığı her baskıda bazı yanlışları düzeltmesine rağmen, düzelttiği yanlışlarla ilgili  okuyuculara herhangi bir bilgi vermemiş olmaları ilmi disipline ve ticaret ahlakına sığmayan bir davranıştır… Zaten düzelttikleri yanlışlar, düzeltmedikleri yanlışların yanında sadece devede kulak…                                                 
                 
Bu mealde sadece Arap dil kurallarının çiğnenmesine dikkat ettim… Çeviri uslubuna, Türk dilini yanlış kullanmasına ve bir mealde dikkat edilmesi gereken daha bir çok konuya eğilmedim… Arap dil kurallarını fazlasıyla çiğneyen bir meali söz konusu ettiğim yönlerden incelemeyi bu meal için lüks gördüm… 
             
Bir mealde bin ayetin yanlış çevrilmesi ve binleri bulan yanlışların olması ne ihmalkarlık, ne cehalet ne de dikkatsizliktir… Olsa olsa ehliyetsizliktir, hadsizliktir, seviyede eksikliktir… Bin ayetin ve bin ayette binlerce yanlışın yapılmış olmasını herhalde kimse hafife alamaz değil mi? Mealde affedilmez hatalara imza atan Hace Ahmet Didin, şimdilerde peygamber hadislerini ihtiva eden İmam Suyuti’nin; “Câmi-ul Ehâdis” isimli eserini tercüme etmekte ve aynı yanlışlarına devam etmektedir…
           
2009 yılında 50 sayfa halinde bitirdiğim çalışmamı internet ortamında okuyuculara sundum…birçok internet sitesinde yayınlanan makalem halen “Bin ayeti yanlış çeviren meal: Rayiha yayıncılığın meali” başlığı ile ilgili sitelerde bulunmaktadır… yediden yetmişe herkesin anlayabilmesi için tablo halinde yapılan yanlışı göstermek sureti ile 500 ayet mealini eleştiriye tabi tuttum… geriye kalan 500 ayetin yanlış çevirimini ise sadece sure ve ayet numaralarını vermekle yetindim…
         
Çalışmamı yayınevinden gelen temsilcilerine elden verdim, gerekirse düzeltme işinde yardımcı olacağımı söyledim…Ama beni dinleyen olmadı… Tüm islami gazetelere göndermeme rağmen sadece istanbulda bir yerel gazetede haber konusu yapıldı… diyanet işleri başkanlığına bağlı müftülere, eğitim merkezi hocalarına, ilahiyat hocalarına, din işleri yüksek kurulu uzmanlarına, diyanet ilmi dergiye göndermeme rağmen ilgilenen olmadı…
          
Adeta yanlış meal görmezlikten gelindi…Rayiha yayıncılığın mealinin hemen hemen her din görevlisinin evinde, kütüphanesinde olduğunu düşündüğümüzde en azında diyanet işleri başkanlığını bu konuda çalışanlarını ve halkını aydınlatması gerekirdi… 
         
Satışına devam edilen Rayiha mealinin yanlışları görmezlikten gelinecek gibi değildir…Birçok ilim ehlinin elinde olmasına rağmen bu meali sadece benim eleştirmem, bu mealin doğru olduğunu değil, ilim ehlinin mealle ilgilenmediklerini gösterir… Çalışmam, ilim ehlinin tenkidine açıktır… Çalışmayı okuyanlar, yanlışlar karşısında hayrete kapılacaklardır… 
         
Çalışmamızdan bir kaç örnek sunarak bu mealin nasıl fahiş hatalar yaptığını göstermeye çalışalım…İşte mealde yapılan 1000 yanlış ayet çevirisinden bazıları:
   
1- 42/11: O’nun misline benzeyen bir şey yoktur…
   
“Hâşâ” dedirtecek bir çeviri örneği… Bu meallendirmeden anlaşılan şey Allahın misli(benzeri) olduğu ve onun misline (benzerine) kimsenin benzemediğidir. Kendi içinde çelişkili ve islam’ın tevhid ilkesine ters olan bu çeviri mazur görülebilir mi? 


Anahtar Kelimeler:
rayihacahit karaalpmeal
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Abdullah CELIK 2 hafta önce

Benim evimdede Boyle bir kuran var haberinizden dolayi baktim turkce meal yazari Hace Ahmet DIDIN BASKI Ozdemir Ofset Basil Yeri ANKARA TARIH 11/12/2007 simdi ben bu kuani ne yapayim imhami yapayim yoksa baskasinin cocugumunun okunmasina ve yalnis bilgi vermezknemi sebeb olayim tesekurler.BU KURANI HOLLANDA MILI GORUS KUTUPHANESINDE SATIN ALDIM ILGILILERE DUYURULUR.ABDULLAH CELIK

banner151

banner178

Hilal Haber, internet ve teknolojinin doğru kullanılması, en üst düzeyde faydalanılması amacıyla bilgilendirici ve eğitici yayınlar yapar.

Web Tasarım : EU Ajans