27481515 Temmuz ve Düşündürdükleri

15 Temmuz ve Düşündürdükleri

Yaşar Değirmenci

14-07-2017 10:49


15 Temmuz, Dünya tarihinde gerçekleştirilmesi imkânsız gibi görünen inanılmaz bir destanın yazıldığı gündür. O gece insanlar düğüne bayrama gider gibi gitti. Vatanı, milleti, ümmeti için canını vermeye/şehit olmaya.

 

 Meydanlarda haftalarca sabahlanarak tutulan nöbetler, uykusuz geceler, yaşanan teyakkuz hali tam bir uygulamalı yaygın eğitimin nasıl yapılacağının da göstergesidir. “Allah’ın bir kuldan azıcık rızası her şeyden büyüktür.” Âyetinin de tecellisidir.

 

Bu diriliş, bu direniş, 21. Yüzyıla maya olacak bir duruştur. 60 ihtilali sonrasında evine kapanıp Menderes için ağlayan bu millet, 15 Temmuz’da direnişi, darbecilere koyduğu tavrı, Cumhurbaşkanı ve Başbakanına sahip çıkmasıyla da tarihten ders alıp, tarihe de ders vermiştir. Milletinin günahlarının da ‘keffareti’ni ödemiştir.

 

Peygamberimiz seriye olarak gönderdiği askerler (sahabeler) arasındaki şu konuşma ve Peygamber tavrı bizler için de ölçü olmalı. O da şudur:

 

Peygamber Efendimiz bir gruba (seriyye) askerî görev vermiş, başlarına da Abdullah b. Huzâfe'yi geçirmişti. Abdullah bir sebeple öfkelenmiş, emri altındakilere odun toplayıp yakmalarını, ateş olunca da içine girmelerini emretmişti. Emri alanlar tereddüt içinde kaldılar. Bir kısmı “Komutana (ülü'l-emre) itaat edilir” diye ateşe girmeye teşebbüs ediyorlar, bir kısmı ise “bu itaatin, buyruğun meşrû olmasına bağlı bulunduğunu” düşünerek onları engelliyorlar, “Biz ateşten kaçarak Peygamber'e katıldık” diyorlardı. Bu çekişme devam ederken ateş söndü, seferden dönünce durumu Resûlullaha arz ettiler.

 

“Ateşe girseydiler kıyamete kadar ondan kurtulup çıkamazlardı. İtaat ancak meşrû emre olur” buyurdu.

 

15 Temmuz’u darbenin yapılacağı gün olarak tesbit edip, 249 şehit ve yüzlerce gaziye sebebiyet verenler ‘mutlak itaat’ adı altında kendi yapılarını, o yapı içinde yetişme tarz ve ilkelerini “Din” haline getirdiler. Âyetlerle, hadislerle, Allah Rasulü’nün sünnetiyle yaşayıp, hayat tarzına ölçü olarak bunu koymaları gerekirken ‘hedefe ulaşmakta her yol mübahtır’la hareket ettiler. İdrak mahrumiyeti, algı yanılması, yaşanmamalıydı/yaşatılmamalıydı. FETÖ meselesinde meydana gelen ifrat, sapıklık, yanlışları, gayrı meşrûlukları doğru ve meşrû kabullenmelerin temeli; “Allah ve Rasulü” ölçüsüne uyulmayıştır. Kendilerine emanet olarak verilen bu milletin evlatlarını kendi düşünce ve yetiştikleri yerin ölçüleriyle zehirlediler. Bu millet “Allah’a isyanda kula itaat edilmez” hadisinin gereğini yaptı. Hayatın her kesiminde, sevgi ve nefrette de ölçüyü kaçırmadı. “Allah için sevmek, Allah için buğz etmek” düsturu da unutuldu. 15 Temmuzda şehitlik ve gazilikle bedel ödeyenlere bile karşı olanlar; cezayı sadece katillikten, mütecavizlikten ibaret görenler, FETÖ çetesiyle irtibatlı olmanın da suç olduğunu kabullenemez hale getirildiler. PKK’yla CHP ile Türk Devletinin düşmanlarıyla beraber hareket eder hale gelmişlerdir. ABD’nin, Almanya’nın, Fransa’nın ve diğer Türkiye Devletinin düşmanı olan devletlerin uşaklığını yaptılar.

 

   Devletin, milletin, ümmetin menfaatini şahsi menfaatten üstün görme, değerlerimizi kaybetmeme, aidiyetimizi unutmama, milli kimlik ve kişiliğimizi kaybetmeme özelliklerimizi ihya hareketidir 15 Temmuz! Bu milletin Allah’ın lütfuna mazhar olduğu tarihtir 15 Temmuz! “Allah için sevme, Allah için buğz etme” hassasiyetimizi de kaybetmediğimizi gösterir 15 Temmuz! Milletin devletine sahip çıkıp bütün oyunları bedel ödeyerek (canıyla, malıyla, vs.) bozan, darbe teşebbüsünde bulunan içimizdeki ‘ihanet şebekelerinin, dışımızdaki devletimizi yıkmak isteyen ‘şer odakları’na tam bir fiili ders veren harekettir 15 Temmuz!

 

15 Temmuz! Gerek Türk tarihine gerekse dünya tarihine geçen bir olaydır. Ayrıca ‘liderlik dersi’ de vermiştir. Bu millet 100 senedir öncü lider beklemektedir. Recep Tayyip Erdoğan’ın tarihi davetine icabet ederek milletinin oyuna sahip çıkmış, milletinin verdiği iktidarı yıktırtmamış, milletine rağmen hiçbir gücün hâkim olamayacağını da göstermiştir.

 

Dikkat edilmesi gereken mesele; 15 Temmuz’un festivale, merasime çevrilmemesidir. Türkiye üzerinde oynanan oyunu/oyunları bozma günüdür 15 Temmuz!  Dersler/ibretler/tarihe geçme günleridir. Devlet, ele geçirildiği için ‘Milletin Devleti’ olamamıştı. Darbe ve işgal girişimini, Türkiye’nin istiklal ve istikbaline yapılmış çok yönlü saldırıyı bu millet tarihte pek benzeri olmayan destansı bir direnişle püskürttü.

 

15 Temmuz, darbecilere büyük darbe indiren bu milletin tarihe bastığı mührün günüdür. Üzerine sürülen tanklara, atılan bombalara, tankların üzerine yürüyerek, atılan bombalara göksünü siper ederek tarihe geçtiği gündür 15 Temmuz!

 

Allah için canını veren şehitlerimize Allah’tan rahmet, Peygamberimizden şefaat diliyor, gazilerimize şifalar, ailelerine de sabrı cemil vermesini Rabbimizden niyaz ediyoruz. 

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar

  Anket

TEOG kaldırılmalı mı?

Evet
Kararsız
Hayır