"İnsanlık Tarihini İyi Öğrenirsek Krizden Çıkarız"

Cuma Obuz

03-10-2017 15:45


Öncelikle şundan bahsedeyim ki Cevdet Said bence bu ümmetin münevverlerinden biridir. Sohbetimizde sık sık Muhammed İkbal’i, Mevdudi’yi, Mehmed Akif’i andık. Cevdet Said o yaşlı haline aldırmaksızın bizi ayakta karşıladı. Mütevazı evinin bahçesinde çaylarımızı yudumlarken anlatmaya başladı. O anlattıkça hayretim ve hayranlığım arttı. Zira o yaşına rağmen hala okuyan ve düşünce sancısı çeken biri vardı karşımda.

 

Hasılı kelam Cevdet Said orada şunlardan bahsetti:

 

TASAVVURLARIMIZ BOZULMUŞ DURUMDA

 

Tasavvurlarımız fena halde bozulmuş durumda. Önce dünyada olup biteni doğru okumayı öğrenmeliyiz. “Adem’in iki oğlunun haberini oku…” Biri başarılı oldu, diğeri başarısız. Başarısız olan öldürmeye yeltendi. Köpük gider, insanlığa yararlı olan kalıcı olur. “Yemkusu fil ard…”

 

İnsanın düşünceleri varsa bunları yazması gerekir. Ben de öyle yaptım. “Adem’in Oğlu” kitabımı yazdım. Tevrat, Habil ve Kabil isimlerini veriyor, ama Kur’an’da isimleri verilmeden olay anlatılıyor. Mehbul, muğaffel, olup biteni anlamayan, kafası çalışmayan, saf anlamına gelir. Her ikisi de birer tarla ekti, ürünlerini aldılar, birinin sunduğu kurban kabul edildi, diğeri kabul edilmedi. İyisi gelince daha az iyi olan ortadan kalkar: “Ma nenseh min ayetin ….”

 

Kur’an’ın ayetleri çok enteresan. Ben de kitaplarımın isimlerini ayetlerden iktibasen verdim zaten.

 

Kurbanı kabul edilmeyen kabul edilene “seni öldüreceğim” deyince, “Allah müttakilerden kabul eder” dedi. Öldürünce pişman oldu. Karga cevizi aşağıya sert bir yere atıp kırarak içini yer, zeki bir hayvan.

 

Bu şekilde devam eden Cevdet Said, beşeri ilimler ve insanlık tarihi konularına merak saldığını ve bununla ilgili eserler incelemeye ve araştırmaya başladığını söyledi.

 

İlim çok önemli, “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”

 

Namaz, zekat vb. emrolunduğumuz vecibeleri yerine getirmeliyiz.

 

“Allah asla kimseye zulmetmez.”

 

“Yeryüzünde yürüyün, yaratılışın nasıl başladığını görün.”

 

Yeryüzü insanla konuşuyor. İlim hakikatleri ortaya çıkarıyor. Roma’da 1600 yılında Bruno dünya güneşin etrafında dönüyor dediği için yakılmıştı. Tüm insanlar güneşin bizim etrafımızda dönüyor sanıyordu. Ama ilim hakikati ortaya çıkarmıştır.

 

İnsanlık tarihini okudum. Hepimiz Afrika kökenliyiz. En eski insan kemiği Habeşistan’da bulundu. Antropologlar, büyük bir çalışma neticesinde fırçalarla temizledikleri kadın kemiğine Lusi adını verdiler. Güzel sesli bir sanatçının adı olduğu için ona bu adı verdiler. Bu ilimdir, yer yüzü insanla bu şekilde konuşup önceki zamanlarda yeryüzünde olup biteni anlatır.

 

Sonrasında Adaletten bahseden Cevdet Said, bizlere şu güzel öğütleri verdi.

 

Adalet ve ihsan ile muamele etmeliyiz insanlarla. İnsanlar adaletli davranışı çok iyi anlar. Bu konularda çok düşündüm ve yazdım. Kalbim tamamıyla mutmain durumda.

 

Ayet-el Kursi Allah’ın yüceliğini anlatır. Hemen sonra “dinde baskı yoktur” ayeti gelir. Zira baskı insan fıtratına aykırıdır. Silahla ve zorbalıkla insanın düşüncesi değişmez. Ama ikna edersen sana canını da feda eder malını da.

 

Buradan tekrar insanlık tarihi ve tarihteki gelişmelere değinen Üstad, “İnsanlık tarihini iyi öğrenirsek krizden nasıl çıkabileceğimizi de öğrenmiş oluruz” diyor.

 

Elektrik insan hayatını birçok alanda kolaylaştırdı. Bu yüzden ben Ra’d Suresi’ne elektrik suresi diyorum. Yıldırımın ve gök gürültüsünün tesbihi demek onun yasası demektir. Işık saniyede üçyüz bin kilometre hızla bize ulaşıyor. Ama ses bu kadar hızlı gitmiyor.

 

Biz Golan’da iken “daw’u Banyasi lâ yusbihu nâsî” Banyas’ın şimşeği, bellidir geleceği,

 

Yani bu bulutlar yağmur taşıyor, bir süre sonra yağmur bize ulaşacak derlerdi.

 

Uzmanlığı olanlar kendi alanlarıyla ilişkili hususları daha iyi kavrar. Hangi bitkinin hangi kısmı ne işe yarar, hangisi zararlı.

 

İnsanlık tarihini iyi öğrenirsek krizden nasıl çıkacağımızı da bulabiliriz.

 

RENK IRKÇILIĞI

 

Afrikalı esmer insanlara köle muamelesi yapıyorlar, bu yanlış. Cildin rengi coğrafi konumla ilgili. Ekvatora uzaklaştıkça insanların da hayvanların da ten rengi açılmaktadır. Ten renginin zekâ ile akıl derecesiyle alakası yoktur. Akıllı bir insan kutuplarda da akıllıdır, ekvatorun alt kısmında da.

 

Amerika’ya ilk gidenler at götürmemişlerdi. İlk gördüklerinde onlardan korkmuşlardı. Zamanla atları kontrol altına almayı öğrendiler, terbiye edip sırtına bindiler.

 

Canlıların yeryüzündeki dağılışı, eski topluluklar, coğrafi şartların doğurduğu sosyal yapılar ilim tarafından ortaya konmuştur. Ten renginin üstünlük açısından bir imtiyazı yoktur. İnsanlıkta herkes eşittir.

 

Bu güzel sohbettin en ilgi çekici cümlesi ise Üstad’ın büyük bir hayranlıkla “Kur’an büyük olay” cümlesi idi…

 

Rabbim ümmetin sadakası olan alimlerimizi bu ümmetin başından eksik etmesin…

 

Doç.Dr Fethi Güngör'e katkılarından dolayı teşekkür ederim.

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar

  Anket

Üçüncü İntifada Başlar Mı?

EVET
HAYIR
KARARSIZIM